ÇÖPÜ TOPLAMAK YETMEZ
Yaz sıcaklarında kirli konteynerler yalnızca kötü koku değil; bakteri, sinek, haşere ve çevre hijyeni açısından da önemli bir sorun oluşturuyor.
Yaz aylarında şehirlerimizin temizlik yükü önemli ölçüde artıyor. Sıcaklıkların yükselmesi, organik atıkların daha hızlı bozulması ve özellikle yoğun nüfuslu bölgelerde çöp miktarının artması, sokaklardaki çöp konteynerlerinin temizliğini çok daha önemli hale getiriyor.
Belediyelerin çöpleri düzenli olarak toplaması elbette temel bir hizmettir. Ancak çöpün konteynerden alınması, temizlik sürecinin tamamlandığı anlamına gelmez.
Çünkü kamyon gittikten sonra konteynerin içinde kalan yemek artıkları, yağlar, organik maddeler ve çöp suyu orada kalmaya devam eder.
Asıl görünmeyen kirlilik de burada başlar.
SICAKLIK + NEM + ORGANİK ATIK
Yüksek sıcaklık, nem ve organik madde bir araya geldiğinde mikroorganizmaların çoğalmasına elverişli koşullar oluşabilir.
Evsel atıklarla kirlenmiş konteynerlerde sağlık açısından önem taşıyan E. coli, Salmonella türleri, Staphylococcus aureus, Enterococcus, Klebsiella ve Pseudomonas gibi çeşitli bakterilerle karşılaşılması mümkündür.
Bu, her çöp konteynerinin doğrudan hastalık kaynağı olduğu anlamına gelmez. Ancak konteynerlerin uzun süre yıkanmaması, organik kir tabakasının birikmesi, çöp suyunun dışarı sızması ve kirlenmiş yüzeylerle insan veya hayvan temasının artması çevre hijyeni açısından dikkate alınması gereken bir risk oluşturur.
Dolayısıyla mesele yalnızca kötü görüntü veya kötü koku değildir.
Mesele kent ve halk sağlığıdır.
SİNEKLE MÜCADELE İLAÇLAMADAN ÖNCE TEMİZLİKLE BAŞLAR
Yaz aylarının en önemli sorunlarından biri de sineklerdir.
Özellikle karasinekler; nemli, sıcak ve organik maddelerin bulunduğu ortamlarda üremeye uygun koşullar bulabilir. Konteynerlerin dibinde biriken gıda artıkları ve kirli sıvılar da bu koşulları sağlayabilir.
Çöp boşaltılmış olsa bile konteynerin içinde organik kalıntılar bırakılıyorsa sorun ortadan kalkmış değildir.
Bu nedenle sinekle mücadeleyi yalnızca ilaçlama olarak görmek doğru değildir.
Asıl mücadele, sineğin üreyebileceği ortamı ortadan kaldırmakla başlamalıdır.
Düzenli çöp toplama, konteyner yıkama, organik kalıntıların uzaklaştırılması, çevrenin temiz tutulması ve gerekli noktalarda uygun dezenfeksiyon birbirini tamamlayan uygulamalardır.
ÇÖP SUYU SOKAĞA AKIYORSA ORADA BİR SORUN VARDIR
Şehirlerimizde sık karşılaştığımız başka bir görüntü de altı delinmiş, çatlamış veya sızdırmazlığını kaybetmiş konteynerlerden yola akan çöp suyudur.
Bu sıvının kaldırımda veya asfalt üzerinde bıraktığı koyu renkli izler, ağır koku ve yapışkan tabaka yalnızca estetik bir sorun değildir.
Organik maddeler içerebilen bu kirli sıvılar çevredeki yüzeyleri kirletebilir, sinek ve diğer haşereleri çekebilir.
Bu nedenle belediyeler konteynerleri yalnızca boşaltmamalı; fiziksel durumlarını da düzenli olarak kontrol etmelidir.
Sızıntı yapan konteynerler onarılmalı, sızdırmazlığı sağlanamayanlar ise değiştirilmelidir.
KONTEYNER TEMİZ, PEKİ YA ALTI?
Konteyner temizliğinde sıklıkla gözden kaçırılan noktalardan biri, konteynerin bulunduğu zemindir.
Bir konteyner kaldırıldığında altında oluşmuş koyu renkli kir tabakasını, çöp suyunu ve yapışmış organik kalıntıları görmek mümkündür.
Konteyner yıkanırken bu alanın kirli bırakılması yapılan temizliği eksik hale getirir.
Bu nedenle kent temizliğine bütüncül bakmak gerekir:
Çöp toplanmalı, konteyner yıkanmalı, gerektiğinde dezenfekte edilmeli; konteynerin bulunduğu zemin ve yakın çevresi de temizlenmelidir.
Dezenfeksiyon ise temizlikten ayrı düşünülmemelidir. Önce görünür kir ve organik kalıntılar uzaklaştırılmalı, ardından uygun dezenfektan doğru konsantrasyon ve temas süresiyle uygulanmalıdır.
HAFTALIK MI, AYLIK MI?
Burada belediyeler açısından önemli soru şudur:
Çöp konteynerleri ne sıklıkla yıkanmalı?
Her şehir ve her bölge için tek bir süre belirlemek doğru olmayabilir. Temizlik programı; mevsime, hava sıcaklığına, atık miktarına, kullanım yoğunluğuna ve özellikle gıda atığı miktarına göre planlanmalıdır.
Ancak yaz aylarında yoğun kullanılan konteynerlerin haftalık olarak kontrol edilmesi ve ihtiyaç durumuna göre yıkanıp dezenfekte edilmesi, daha düşük yoğunluklu bölgelerde ise düzenli aylık temizlik programlarının oluşturulması kent hijyeni açısından önemli bir yaklaşım olacaktır.
Pazar yerleri, restoran ve kafelerin yoğun olduğu bölgeler, turizm merkezleri, sahiller, hastane çevreleri ve yüksek miktarda organik atık oluşan noktalarda temizlik periyotları daha sık tutulmalıdır.
Önemli olan “ayda bir yıkadık” demek değil, konteynerin gerçek hijyen durumuna göre müdahale etmektir.
YIKAMA SUYU DA ÇEVRE SORUNUNA DÖNÜŞMEMELİ
Konteynerleri temizlerken yeni bir çevre kirliliği yaratmamak da gerekiyor.
Yıkama sırasında ortaya çıkan kirli suyun kontrolsüz şekilde sokağa, yağmur suyu hatlarına veya çevreye bırakılması doğru bir yaklaşım değildir.
Modern konteyner yıkama sistemlerinde kirli suyun kontrollü şekilde toplanması, uygun şekilde yönetilmesi ve teknik olarak mümkün olan sistemlerde arıtılarak yeniden kullanılması hem çevresel hem de su tasarrufu açısından önem taşımaktadır.
Özellikle su kaynaklarının giderek daha değerli hale geldiği günümüzde belediye temizlik hizmetlerinin de su verimliliği ve geri kazanım anlayışıyla yeniden değerlendirilmesi gerekiyor.
TEMİZ KONTEYNER BİR LÜKS DEĞİLDİR
Bir şehrin temizliği yalnızca ana caddelerinin süpürülmesiyle veya çöplerinin zamanında alınmasıyla ölçülmemeli.
Sokaktaki çöp konteynerine de bakmalıyız.
Kapağı sağlam mı?
Altından çöp suyu akıyor mu?
İçi ne zaman yıkandı?
Çevresinde sinek ve haşere oluşumu var mı?
Bulunduğu zemin temiz mi?
Kötü koku çevrede yaşayan insanların yaşam kalitesini etkiliyor mu?
Bunlar küçük ayrıntılar gibi görülebilir. Oysa gerçek şehir temizliği tam da bu ayrıntılarda ortaya çıkar.
Belediyelerin konteynerleri envanter numarasıyla takip ettiği, temizlik ve bakım tarihlerini kayıt altına aldığı, yaz döneminde riskli noktaların daha sık kontrol edildiği planlı bir sistem oluşturması mümkündür.
Böylece konteyner temizliği şikâyet geldikten sonra yapılan bir işlem olmaktan çıkar ve koruyucu bir çevre hizmetine dönüşür.
ÇÖP KAMYONU GİTTİĞİNDE TEMİZLİK BİTMEMELİ
Çöpün toplanması şehir temizliğinin başlangıcıdır.
Arkasından konteynerin temizliği, gerekli dezenfeksiyon, sızıntı kontrolü, bakım ve konteyner çevresinin yıkanması gelmelidir.
Çünkü yaz sıcaklarında ihmal edilen küçük bir organik atık birikimi kısa sürede kötü kokuya, sineğe, haşereye ve ciddi bir çevre hijyeni problemine dönüşebilir.
Belediyelerimize düşen görev yalnızca çöpü ortadan kaldırmak değil, çöpün geride bıraktığı kirliliği de ortadan kaldırmaktır.
Kentlerimizi daha sağlıklı hale getirmek bazen çok büyük projelerden değil, her gün yanından geçtiğimiz bir çöp konteynerinin düzenli olarak temizlenmesinden başlar.
Çöpü toplamak yetmez; konteyneri de temizlemek gerekir.
Temiz Konteyner • Temiz Çevre • Sağlıklı Şehir


YORUMLAR