Kazanmak için tüm tuşlara bastı
Rejim, sandığın formaliteden kurulacağı, kazananın önceden bilindiği bir Türkiye hayali kuruyor. Devletin tüm imkânları Erdoğan’ı bir kez daha Cumhurbaşkanı yapmak için seferber ediliyor.
Sandıkta yarışacağı rakibini kendisi belirlemek isteyen iktidar tüm tuşlara aynı anda basıyor. Seçimlerin göstermelik hale geldiği, sandığın formaliteden kurulduğu, muhalefetin tamamen işlevsiz kılındığı bir rejim inşa etmeye çalışan Saray yönetimi en güçlü rakiplerini saf dışı bırakmanın hesaplarını yapıyor. İktidar yargı sopasını ve elindeki medya gücünü kullanarak her türlü hukuksuzluğu yapmaktan geri durmuyor. CHP, baş düşman kategorisine oturtulurken Cumhurbaşkanı Erdoğan’a bir kez daha başkanlık koltuğuna oturtmak için eldeki bütün imkanlar seferber ediliyor.
ADAYI İTİBARSIZ KILMA ÇABASI
Halka anlatacak hikayesi kalmayan iktidarın planı muhalefeti ve öne çıkan aktörlerini kara propaganda ile itibarsızlaştırıp saf dışı bırakmak. Bir yandan ana muhalefet partisine yönelik baskılar sürerken diğer yandan da çözüm süreci muhalefet blokunu parçalamanın bir aracı olarak kullanıyor. Tüm bu baskılar aynı zamanda CHP’yi yalnızlaştırma hamlesinin de bir parçası haline geliyor.
19 Mart’ta iktidar CHP’nin önseçimde 15 milyondan fazla oy alarak seçtiği Cumhurbaşkanı Adayı Ekrem İmamoğlu ve ekibine operasyon düzenlemişti. Diploması elinden alınan İmamoğlu 300 günden daha uzun süredir cezaevinde. İmamoğlu’nu yıpratma çabası casusluk davası ve kamuoyunda “ahmak davası” olarak bilinen davalarla devam etti. Bunula da yetinmeyen yandaşlar hep bir ağızdan “özel jet” iddiasına sarıldı. Bu kapsamda eski voleybolcu Derya Çayırgan, İBB soruşturması kapsamında gözaltına alındı. Savcılık ifadesi sona eren Çayırgan hakkında ev hapsi ve yurt dışı çıkış yasağı talep edildi. Son olarak İBB’ye yönelik kara propagandaya sarılan iktidar, reklam panolarına “Senin hayatından gidiyor” afişleri astırdı. Afişlerde İBB’ye çeşitli ithamlar yer aldı.
HEDEFTE MANSUR YAVAŞ DA VAR
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş hakkında da karalama kara propaganda bitmek bilmiyor. Konser soruşturmalarıyla başlayan süreç, Melih Gökçek dönemindeki usulsüz imar artışlarına engel olunması nedeniyle devam etti. Gökçek’e dokunulmazken İçişleri Bakanlığı Yavaş hakkında birçok kez soruşturma izni verdi. Ankara’da yaşanan su sıkıntısı da Mansur Yavaş’a karşı kara propagandaya dönüştürüldü. Son olarak Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Mansur Yavaş’ı hedef alarak "Baraj yapmak belediyenin görevi" ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan dün de Ankara'daki su krizi üzerinden isim vermeden Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Yavaş ve CHP Genel Başkanı Özgür Özel'i hedef aldı. Erdoğan, "Dün bir tanesi çıkmış, kışın ortasında susuz bıraktığı insanlarımızdan özür dilemek yerine sorunu haberleştirdikleri için TRT'yi suçluyor, Anadolu Ajansı'mızı suçluyor, özel televizyon kanallarını suçluyor. Aynı zatın genel başkanı yönetim zafiyetini kabul etmek yerine, itham ve iftira yüklü ifadelerle şahsımızı hedef alıyor. Söz var ya; şıracının şahidi bozacı" dedi.
Ana muhalefet partisinin adaylık tartışmalarına sıkışmadan iktidarın en yumuşak karnı olan toplumsal muhalefeti örgütlemekten başka şansı bulunmuyor. Aday her kim olursa olsun rejimin elindeki imkanlarla saldırılarına karşı koymanın ve sandık güvenliğinin olmazsa olmazı toplumsal muhalefeti harekete geçirebilmek. Rejimden rahatsızlık duyan emekçiler, kadınlar, gençler, yaşam savunucuları, ataması yapılmayan öğretmenler, üniversiteliler, liseliler 19 Mart’ta iktidarın hesaba katmadığı bir direniş olarak kendini gösterdi. Tüm muhalefet güçlerinin de rejime karşı topyekun ve birleşik bir mücadele hattını örgütleyecek kanallar açması en acil görev olarak ortada duruyor.






YORUMLAR