EİB Başkanı Koordinatör Muhammet Öztürk: "Doğru Yatırımla Çandarlı, Türkiye'nin Pire'si Olur"
LOGISTECH – 5. Uluslararası Lojistik, Depolama ve Teknolojileri Fuarı’nın lansmanı, İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde ve İZFAŞ organizasyonunda gerçekleştirildi.
18 Eylül 2026 - 16:11
Haber: Mehmet ÖZDOĞRU
Ege İhracatçı Birlikleri (EİB) Koordinatör Başkanı Muhammet Öztürk Konuşmasında;
"Sayın Daire Başkanım,
Sayın İZFAŞ Genel Müdürüm,
Sayın Başkanlarım,
Değerli ihracatçılarımız,
Lojistik sektörümüzün değerli temsilcileri,
Değerli basın mensupları,
Kıymetli konuklar,
Hepinizi şahsım ve Ege İhracatçı Birlikleri adına saygıyla selamlıyorum.
İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde, İZFAŞ organizasyonunda 7–9 Ekim 2026 tarihlerinde Fuarizmir’de gerçekleştirilecek LOGISTECH – 5. Uluslararası Lojistik, Depolama ve Teknolojileri Fuarı’nın lansmanında sizlerle bir arada olmaktan büyük memnuniyet duyuyorum.
Jeopolitik riskler, savaşlar, ticaret yollarında yaşanan kırılmalar, navlun maliyetleri, korumacılık politikaları, yeşil dönüşüm ve karbon düzenlemeleri artık üretim kadar, ürünün hangi rotayla ve hangi maliyetle pazara ulaştığını da belirleyici hale getiriyor.
Bu nedenle LOGISTECH gibi sektörün tüm taraflarını bir araya getiren organizasyonları son derece önemsiyoruz.
İzmir, Türkiye’nin üretim ve ihracat ekosisteminde yalnızca güçlü bir sanayi merkezi değil; aynı zamanda liman altyapısı, lojistik kapasitesi ve stratejik coğrafi konumuyla ülkemizin dış ticaret trafiğindeki en kritik merkezlerden biridir.
Ege Bölgesi’nin yıllık 44 milyar dolara yaklaşan ihracatı var.
Demir ve demir dışı metallerden gıdaya, kimyadan hazır giyime, yenilenebilir enerji ekipmanlarından tarıma lojistik sektörlerine kadar çok güçlü bir üretim ekosistemine sahibiz.

Adnan Menderes Havalimanı’ndan 36 ülkeye doğrudan bağlantımız bulunuyor.
İzmir’de 16 limanımız var.
Türkiye’de elleçlenen toplam yükün yaklaşık yüzde 17’si, konteyner yüklerinin ise yüzde 15’i İzmir limanlarında gerçekleşiyor.
Ancak mevcut potansiyelimizin tamamını kullandığımızı söyleyemeyiz.
Özellikle Alsancak Limanı, Aliağa–Nemrut Limanlar Bölgesi ve Çandarlı Limanı birlikte ele alınarak İzmir için lojistik master planının oluşturulması gerektiğine inanıyoruz.
Alsancak Limanı uzun yıllar Ege ihracatının ana çıkış kapısıydı.
Bugün ise Aliağa bölgesindeki limanların ağırlığı çok daha fazla.
Bir dönem ihracatımızın yaklaşık yüzde 60’ı Alsancak Limanı'ndan, yüzde 40’ı diğer limanlardan gerçekleşirken bugün tablo tersine dönmüş durumda.
Aliağa limanları ihracatımızın yaklaşık yüzde 70–75’ini taşırken Alsancak Limanı’nın payı yüzde 25 seviyelerine geriledi.
Bu nedenle Alsancak Limanı’nın modernizasyonunu; yüksek kapasiteli ekipman yatırımları, dijital liman uygulamaları, liman sahası verimliliği ve kara–demir yolu bağlantılarının geliştirilmesiyle birlikte ele almalıyız.

Aliağa–Nemrut Havzası ise Ege Bölgesi açısından vazgeçilmez bir lojistik merkez haline geldi.
Ancak buradaki kapasitenin verimli biçimde kullanılabilmesi için limanlara ulaşan karayolu ve özellikle demiryolu altyapısındaki darboğazların giderilmesi gerekiyor.
Bir diğer önemli başlığımız Çandarlı Limanı’dır.
Çandarlı’ya bugüne kadar önemli bir kamu yatırımı yapıldı. Ancak limanın tamamlanarak ekonomiye kazandırılması gerekiyor.
Biz Çandarlı'nın yalnızca İzmir açısından değil, Türkiye'nin Doğu Akdeniz ve Avrupa arasındaki lojistik konumu açısından büyük bir fırsat olduğuna inanıyoruz.
Doğru yatırım ve işletme modeliyle Çandarlı, Türkiye'nin Pire'si olabilecek bir potansiyele sahip.
Bugün Pire Limanı şehir içinde kalması nedeniyle büyüme açısından çeşitli sınırlamalarla karşı karşıya.

Çandarlı ise genişleme kapasitesi, coğrafi konumu ve Aliağa–Bergama aksında gelişen sanayi bölgeleriyle farklı bir avantaj sunuyor.
Yeni organize sanayi bölgeleri ve serbest bölgelerle birlikte düşündüğümüzde Çandarlı'nın bir konteyner ve Ro-Ro merkezi olarak faaliyete geçirilmesi hem bölgedeki sanayicimizin lojistik maliyetlerini azaltacak hem de İzmir'i uluslararası bir aktarma merkezi haline getirecektir.
Çandarlı Limanı'nın tamamlanmasını, ardından güçlü bir demiryolu bağlantısının kurulmasını İzmir'in gelecek 20–30 yıllık lojistik vizyonunun temel yatırımlarından biri olarak görüyoruz.
Ege ihracatındaki bir diğer önemli konumuz demiryoludur.
Bugün ihracatçımız ürününü organize sanayi bölgesinden limana büyük ölçüde TIR ile taşımak zorunda kalıyor.
Bu durum lojistik maliyetleri artırdığı gibi liman çevresinde trafik yoğunluğuna ve daha yüksek karbon emisyonuna neden oluyor.
Dolayısıyla;
Aliağa–OSB demiryolu aksının güçlendirilmesi,
Alsancak Limanı ile Kemalpaşa Lojistik Merkezi arasındaki bağlantının etkin hale getirilmesi,
Çandarlı Limanı için demiryolu entegrasyonunun planlanması,
Aydın–Denizli–Manisa sanayi koridorunun limanlara demiryoluyla bağlanması
öncelikli yatırım başlıklarımız arasında olmalıdır.
Demiryolunun yük taşımacılığındaki payını yüzde 5 seviyelerinden yüzde 20’lere doğru çıkaracak bir dönüşümü gerçekleştirmeden Ege Bölgesi'nin lojistik rekabet gücünde kalıcı bir sıçrama yaratmamız kolay değil.
Bu noktada, İzmir Valiliği, EBSO, İZTO ve Birliğimiz ortaklığında kurulan Kemalpaşa Lojistik Merkezi’ni de İzmir’in lojistik geleceğinin en stratejik yatırımlarından biri olarak görüyoruz.
Alsancak ve Aliağa limanlarıyla bağlantısı, karayolu ve demiryolu altyapısına erişimi sayesinde yalnızca İzmir’e değil, Batı Anadolu’ya ve Türkiye’nin geneline hizmet verecek önemli bir lojistik üs niteliğinde.
Projenin tamamlanmasıyla birlikte kombine taşımacılığın güçlenmesini, TIR ve kamyon trafiğinin azalmasını, demiryolu taşımacılığının payının artmasını, gümrük ve lojistik operasyonlarında hız ve verimlilik sağlanmasını bekliyoruz.
Aynı zamanda yeni yatırım alanlarının oluşmasına, yeni fabrikaların kurulmasına ve istihdamın artmasına katkı sağlayacak olan Kemalpaşa Lojistik Merkezi, İzmir’i lojistikte ileri seviyeye taşıyacak temel projelerden biri olacaktır.
Değerli konuklar,
Ege Bölgesi ihracatının en önemli pazarı Avrupa Birliği.
Yeşil dönüşüm, Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması, yeni sürdürülebilirlik standartları ve dijital gümrük uygulamaları Avrupa ile ticaretimizi tamamen yeni bir döneme taşıyor.
İhracatçımız; öngörülebilir navlun maliyetleri, öngörülebilir transit süreleri, limanlarda daha yüksek kapasite ve operasyonel verimlilik, güçlü demiryolu bağlantıları, daha fazla çok modlu taşıma alternatifi, dijitalleşmiş gümrük ve liman işlemleri ve Avrupa Birliği'nin yeşil dönüşüm sürecine uyumlu bir lojistik altyapı istiyor.
Alsancak Limanı'nın modernizasyonu, Aliağa liman bölgesinin kara ve demiryolu bağlantılarının güçlendirilmesi, Çandarlı Limanı'nın ekonomiye kazandırılması, liman–OSB–demiryolu entegrasyonunun tamamlanması, yeşil lojistik yatırımlarının hızlandırılması, dijital gümrük ve liman sistemlerinin yaygınlaştırılması,
Avrupa'ya açılan Ro-Ro ve çok modlu taşımacılık koridorlarının güçlendirilmesi gerekiyor.
Bunları yaptığımızda İzmir yalnızca Türkiye'nin batıya açılan kapısı olmakla kalmaz; Doğu Akdeniz ile Avrupa arasındaki en güçlü üretim, ihracat ve lojistik merkezlerinden biri haline gelir.
Bu düşüncelerle, LOGISTECH – 5. Uluslararası Lojistik, Depolama ve Teknolojileri Fuarı'nın sektörümüz, İzmir'imiz ve ülkemiz için başarılı geçmesini diliyorum.
Bu önemli organizasyonun hayata geçirilmesinde emeği geçen İzmir Büyükşehir Belediyemize, İZFAŞ'a, sektör temsilcilerimize, paydaş kurumlarımıza ve katkı sunan herkese teşekkür ediyorum.
7–9 Ekim tarihlerinde sektörümüzün tüm paydaşlarını Fuarizmir'de buluşmaya davet ediyor; hepinizi şahsım ve Ege İhracatçı Birlikleri adına saygıyla selamlıyorum." ifadelerini kullandı.
Ege İhracatçı Birlikleri (EİB) Koordinatör Başkanı Muhammet Öztürk Konuşmasında;
"Sayın Daire Başkanım,
Sayın İZFAŞ Genel Müdürüm,
Sayın Başkanlarım,
Değerli ihracatçılarımız,
Lojistik sektörümüzün değerli temsilcileri,
Değerli basın mensupları,
Kıymetli konuklar,
Hepinizi şahsım ve Ege İhracatçı Birlikleri adına saygıyla selamlıyorum.
İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde, İZFAŞ organizasyonunda 7–9 Ekim 2026 tarihlerinde Fuarizmir’de gerçekleştirilecek LOGISTECH – 5. Uluslararası Lojistik, Depolama ve Teknolojileri Fuarı’nın lansmanında sizlerle bir arada olmaktan büyük memnuniyet duyuyorum.
Jeopolitik riskler, savaşlar, ticaret yollarında yaşanan kırılmalar, navlun maliyetleri, korumacılık politikaları, yeşil dönüşüm ve karbon düzenlemeleri artık üretim kadar, ürünün hangi rotayla ve hangi maliyetle pazara ulaştığını da belirleyici hale getiriyor.
Bu nedenle LOGISTECH gibi sektörün tüm taraflarını bir araya getiren organizasyonları son derece önemsiyoruz.
İzmir, Türkiye’nin üretim ve ihracat ekosisteminde yalnızca güçlü bir sanayi merkezi değil; aynı zamanda liman altyapısı, lojistik kapasitesi ve stratejik coğrafi konumuyla ülkemizin dış ticaret trafiğindeki en kritik merkezlerden biridir.
Ege Bölgesi’nin yıllık 44 milyar dolara yaklaşan ihracatı var.
Demir ve demir dışı metallerden gıdaya, kimyadan hazır giyime, yenilenebilir enerji ekipmanlarından tarıma lojistik sektörlerine kadar çok güçlü bir üretim ekosistemine sahibiz.

Adnan Menderes Havalimanı’ndan 36 ülkeye doğrudan bağlantımız bulunuyor.
İzmir’de 16 limanımız var.
Türkiye’de elleçlenen toplam yükün yaklaşık yüzde 17’si, konteyner yüklerinin ise yüzde 15’i İzmir limanlarında gerçekleşiyor.
Ancak mevcut potansiyelimizin tamamını kullandığımızı söyleyemeyiz.
Özellikle Alsancak Limanı, Aliağa–Nemrut Limanlar Bölgesi ve Çandarlı Limanı birlikte ele alınarak İzmir için lojistik master planının oluşturulması gerektiğine inanıyoruz.
Alsancak Limanı uzun yıllar Ege ihracatının ana çıkış kapısıydı.
Bugün ise Aliağa bölgesindeki limanların ağırlığı çok daha fazla.
Bir dönem ihracatımızın yaklaşık yüzde 60’ı Alsancak Limanı'ndan, yüzde 40’ı diğer limanlardan gerçekleşirken bugün tablo tersine dönmüş durumda.
Aliağa limanları ihracatımızın yaklaşık yüzde 70–75’ini taşırken Alsancak Limanı’nın payı yüzde 25 seviyelerine geriledi.
Bu nedenle Alsancak Limanı’nın modernizasyonunu; yüksek kapasiteli ekipman yatırımları, dijital liman uygulamaları, liman sahası verimliliği ve kara–demir yolu bağlantılarının geliştirilmesiyle birlikte ele almalıyız.

Aliağa–Nemrut Havzası ise Ege Bölgesi açısından vazgeçilmez bir lojistik merkez haline geldi.
Ancak buradaki kapasitenin verimli biçimde kullanılabilmesi için limanlara ulaşan karayolu ve özellikle demiryolu altyapısındaki darboğazların giderilmesi gerekiyor.
Bir diğer önemli başlığımız Çandarlı Limanı’dır.
Çandarlı’ya bugüne kadar önemli bir kamu yatırımı yapıldı. Ancak limanın tamamlanarak ekonomiye kazandırılması gerekiyor.
Biz Çandarlı'nın yalnızca İzmir açısından değil, Türkiye'nin Doğu Akdeniz ve Avrupa arasındaki lojistik konumu açısından büyük bir fırsat olduğuna inanıyoruz.
Doğru yatırım ve işletme modeliyle Çandarlı, Türkiye'nin Pire'si olabilecek bir potansiyele sahip.
Bugün Pire Limanı şehir içinde kalması nedeniyle büyüme açısından çeşitli sınırlamalarla karşı karşıya.

Çandarlı ise genişleme kapasitesi, coğrafi konumu ve Aliağa–Bergama aksında gelişen sanayi bölgeleriyle farklı bir avantaj sunuyor.
Yeni organize sanayi bölgeleri ve serbest bölgelerle birlikte düşündüğümüzde Çandarlı'nın bir konteyner ve Ro-Ro merkezi olarak faaliyete geçirilmesi hem bölgedeki sanayicimizin lojistik maliyetlerini azaltacak hem de İzmir'i uluslararası bir aktarma merkezi haline getirecektir.
Çandarlı Limanı'nın tamamlanmasını, ardından güçlü bir demiryolu bağlantısının kurulmasını İzmir'in gelecek 20–30 yıllık lojistik vizyonunun temel yatırımlarından biri olarak görüyoruz.
Ege ihracatındaki bir diğer önemli konumuz demiryoludur.
Bugün ihracatçımız ürününü organize sanayi bölgesinden limana büyük ölçüde TIR ile taşımak zorunda kalıyor.
Bu durum lojistik maliyetleri artırdığı gibi liman çevresinde trafik yoğunluğuna ve daha yüksek karbon emisyonuna neden oluyor.
Dolayısıyla;
Aliağa–OSB demiryolu aksının güçlendirilmesi,
Alsancak Limanı ile Kemalpaşa Lojistik Merkezi arasındaki bağlantının etkin hale getirilmesi,
Çandarlı Limanı için demiryolu entegrasyonunun planlanması,
Aydın–Denizli–Manisa sanayi koridorunun limanlara demiryoluyla bağlanması
öncelikli yatırım başlıklarımız arasında olmalıdır.
Demiryolunun yük taşımacılığındaki payını yüzde 5 seviyelerinden yüzde 20’lere doğru çıkaracak bir dönüşümü gerçekleştirmeden Ege Bölgesi'nin lojistik rekabet gücünde kalıcı bir sıçrama yaratmamız kolay değil.
Bu noktada, İzmir Valiliği, EBSO, İZTO ve Birliğimiz ortaklığında kurulan Kemalpaşa Lojistik Merkezi’ni de İzmir’in lojistik geleceğinin en stratejik yatırımlarından biri olarak görüyoruz.
Alsancak ve Aliağa limanlarıyla bağlantısı, karayolu ve demiryolu altyapısına erişimi sayesinde yalnızca İzmir’e değil, Batı Anadolu’ya ve Türkiye’nin geneline hizmet verecek önemli bir lojistik üs niteliğinde.
Projenin tamamlanmasıyla birlikte kombine taşımacılığın güçlenmesini, TIR ve kamyon trafiğinin azalmasını, demiryolu taşımacılığının payının artmasını, gümrük ve lojistik operasyonlarında hız ve verimlilik sağlanmasını bekliyoruz.
Aynı zamanda yeni yatırım alanlarının oluşmasına, yeni fabrikaların kurulmasına ve istihdamın artmasına katkı sağlayacak olan Kemalpaşa Lojistik Merkezi, İzmir’i lojistikte ileri seviyeye taşıyacak temel projelerden biri olacaktır.
Değerli konuklar,
Ege Bölgesi ihracatının en önemli pazarı Avrupa Birliği.
Yeşil dönüşüm, Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması, yeni sürdürülebilirlik standartları ve dijital gümrük uygulamaları Avrupa ile ticaretimizi tamamen yeni bir döneme taşıyor.
İhracatçımız; öngörülebilir navlun maliyetleri, öngörülebilir transit süreleri, limanlarda daha yüksek kapasite ve operasyonel verimlilik, güçlü demiryolu bağlantıları, daha fazla çok modlu taşıma alternatifi, dijitalleşmiş gümrük ve liman işlemleri ve Avrupa Birliği'nin yeşil dönüşüm sürecine uyumlu bir lojistik altyapı istiyor.
Alsancak Limanı'nın modernizasyonu, Aliağa liman bölgesinin kara ve demiryolu bağlantılarının güçlendirilmesi, Çandarlı Limanı'nın ekonomiye kazandırılması, liman–OSB–demiryolu entegrasyonunun tamamlanması, yeşil lojistik yatırımlarının hızlandırılması, dijital gümrük ve liman sistemlerinin yaygınlaştırılması,
Avrupa'ya açılan Ro-Ro ve çok modlu taşımacılık koridorlarının güçlendirilmesi gerekiyor.
Bunları yaptığımızda İzmir yalnızca Türkiye'nin batıya açılan kapısı olmakla kalmaz; Doğu Akdeniz ile Avrupa arasındaki en güçlü üretim, ihracat ve lojistik merkezlerinden biri haline gelir.
Bu düşüncelerle, LOGISTECH – 5. Uluslararası Lojistik, Depolama ve Teknolojileri Fuarı'nın sektörümüz, İzmir'imiz ve ülkemiz için başarılı geçmesini diliyorum.
Bu önemli organizasyonun hayata geçirilmesinde emeği geçen İzmir Büyükşehir Belediyemize, İZFAŞ'a, sektör temsilcilerimize, paydaş kurumlarımıza ve katkı sunan herkese teşekkür ediyorum.
7–9 Ekim tarihlerinde sektörümüzün tüm paydaşlarını Fuarizmir'de buluşmaya davet ediyor; hepinizi şahsım ve Ege İhracatçı Birlikleri adına saygıyla selamlıyorum." ifadelerini kullandı.
15:58





YORUMLAR