Utanç Vesikası 

Macit Sefiloğlu

Siyaset, hiç bu kadar utanç dolu gelişmelerle sanıyorum bir daha anılmaz. En üst düzeyden üyeliklere kadar yaşanan parti değiştirmeler hangi gerekçelerle açıklanabilir çok anlaşılmıyor. CHP’nin AKP yargısı ile dağıtılmasından sonra oluşan tabloyu anlatmak bence çok zorlayıcı bir durum.
Canım kadar sevdiğim ve kendisine “Mutlak Sultan” adı uygun görülen bir Kemal Kılıçdaroğlu savunucusu arkadaşım ile yaptığımız sohbet ne yazık ki, aynı partide uzun yıllar geçiren insanların “vahim” düşmanlığını ortaya koyuyor. 
Öyle anlaşılıyor ki; Kemal Kılıçdaroğlu’nun yanındaki zübük, zenginliğini açıklayamayan, ikinci evliliklerini sarayda yapan bazı isimler pürü pak, ama Yeni Parti’ye geçenlerin hepsi hırsız uğursuz…
Adam esnafı ziyaret ediyor “Kına” alıp Yeni Parti’ye geçen yol arkadaşlarına göndermek istediğini ama kınanın çok pahalı olduğu için alamayacağını belirtecek kadar zavallı.
Bu siyaset anlayışının ne Alevi, Ne Sünni olmakla açıklanmayacağı kadar izahtan yoksun olduğunu belirtmeliyim. 
Siyasette delege avcılığı için kullanılan alt kimlik kullanma sevdası, din ve başka değerler CHP’nin içinde tartışılır hale gelmesi bile utanç vesilesidir.
Siyaset özünde, dürüst insan, ülkesini seven insan ve bu yolla hizmet etmek isteyen insanı anlatır. 
Bu yazı bir siyasi partiyi kurtarmaya elbette yetmeyecektir. CHP ile ayrışarak kurulan Yeni Parti’nin bugün itibariyle düştüğü tuzak ve burada birbirini taammüden öldüren lider siyasiler, yıllar sonra ne yazık ki, kötü biçimde anılacak ve yargılanacaktır. CHP’yi yeniden kurduğunda bazı kesimlerin idolü olan Deniz Baykal, ne yazık ki, öldüğünde bir camiyi dolduramayacak kadar küçük bir kitle tarafından uğurlanmıştı.  Bu dönemin de benzer aktörlerini bekleyen hüzünlü son budur.
Son olarak şunu belirtmeliyim. İzmir’de Cemil Tugay’ı CHP seçmeninin önüne koyanlar da bu sona hazır olmalılar. AKP’yi geçse de geçmese de seçmeniyle bu kadar alay eden bir siyasetçiyi bu halk affetmeyecektir.