Yerel yönetimlerin sesi olacak
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın başkanı olduğu Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği, iklim kriziyle mücadele kapsamında geliştirdiği projeleri ve yerel deneyimleri COP31’e taşımaya hazırlanıyor.
07 Kasım 2026 - 09:11
Birlik, yerel yönetimlerin uluslararası alanda görünürlüğünün artırılmasını, yeni iş birliklerinin kurulmasını ve kentlerin iklim değişikliğine karşı direnç kapasitesinin güçlendirilmesini hedefliyor. Sağlıklı Kentler Birliği Genel Sekreteri Gökçe Başkaya, “COP31’de öncelikli hedeflerimizden biri, yerelin sesini tüm dünyaya duyurmak” dedi.

Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği, 9-20 Kasım 2026 tarihleri arasında Antalya’da düzenlenecek Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği 31’inci Taraflar Konferansı (COP31) için hazırlıklarını sürdürüyor. İklim kriziyle mücadelede kentlerin rolünü güçlendirmeyi hedefleyen Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği, 150’yi aşkın üye belediyesinin çalışmalarını, projelerini ve çözüm önerilerini uluslararası platforma taşımak için bir yılı aşkın süredir hazırlanıyor. Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği Genel Sekreteri Gökçe Başkaya, COP31 hazırlıklarını, yerel yönetimlerin iklim kriziyle mücadelede karşılaştığı sorunları ve konferanstan beklentilerini anlattı. Yerel COP toplantılarında elde edilen deneyimleri, iklim taahhütlerini ve hayata geçirilen projeleri uluslararası kamuoyuyla paylaşmayı amaçladığını aktaran Başkaya, sürecin aynı zamanda kentler arasında bilgi ve deneyim aktarımını güçlendireceğini ifade etti.
“Yerelin sesini tüm dünyaya duyurmak istiyoruz”
COP31’e 1 yıldan uzun zamandır hazırlandıklarını söyleyen Gökçe Başkaya, “İklim krizi aynı zamanda bir sağlık krizi ve buna verilecek yanıt kentlerde başlıyor. Bu nedenle COP31’de üye belediyelerimizin, belediye başkanlarımızın yaptıkları tüm çalışmaları uluslararası alana taşımak, uluslararası alandaki deneyimleri, farklı kurumların deneyim ve paylaşımlarını da üye belediyelerimize aktarmak istiyoruz. Aslında COP31'e taşımak istediğimiz en önemli çıktılardan biri yerelin sesini tüm dünyaya duyurmak” dedi.
Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği’nin 150'yi aşkın üye belediyesinin olduğunun altını çizen Başkaya, “Elimizden geldiğince tüm belediyelerimizi COP31 süreci hakkında bilgilendirmeye çalıştık. Hazırladığımız çıktıları da belediyelerimizin sesi olarak COP31’e taşıyacağız” diye konuştu.
Uluslararası kent ağlarıyla yeni iş birlikleri hedefleniyor
Dünya Sağlık Örgütü Avrupa Sağlıklı Kentler Ağı’nın Türkiye’deki ulusal ağı olan Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği’nin COP31 süreci boyunca uluslararası kent ağlarıyla yeni iş birlikleri geliştirmeyi hedeflediğini söyleyen Başkaya, “Biz Dünya Sağlık Örgütü, Sürdürülebilir Kentler Birliği, Türkiye Belediyeler Birliği, UCLG Birleşmiş Kentler ve Yerel Yönetimler gibi kurumlarla temas halindeyiz. Tabii COP31’de çok fazla uluslararası katılımcı olacak. Bu nedenle bu organizasyonu yeni iş birlikleri geliştirmek için önemli bir fırsat olarak görüyoruz” ifadelerini kullandı.

Gençlerin ve kadınların sesi de COP31’de olacak
Sağlıklı kent yaklaşımında iklim politikalarının yanı sıra sosyal eşitsizliklere de odaklandıklarını belirten Başkaya, şöyle konuştu: “Yerel COP deneyimimizi COP Youth ve COP Woman olarak çeşitlendirdik. Sadece belediyelerin, belediye başkanlarının değil bir yandan gençlerin, kadınların sesini de COP31'e taşımak için böyle bir program yaptık. Burada da tabii ki Sosyal İklim Derneği gibi bir gençlik sivil toplum kuruluşuyla hareket ettik. Yine belediyelerimizi dahil ettik, İzmir Büyükşehir Belediyemiz vardı, Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu (UNFPA) ile de çalıştık. Biliyorsunuz onlar da kırılgan gruplara oldukça önem veriyorlar. Bu tip etkinliklerimizi yine paydaş kurum ve kuruluşlarla COP31'e taşımak üzere hazırlığımızı yaptık” dedi.
Beş başlık öne çıkıyor
COP31 programında Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği'nin yer alacağı oturumlardan da söz eden Başkaya, “9–18 Kasım tarihleri arasında Mavi Bölge, Yeşil Bölge ve alan dışındaki birçok panel oturumlarında yer alacağız. Bu oturumlarda beş başlığı öne çıkaracağız: Yerel iklim konferansları, Tek Sağlık, aşırı sıcakların sağlığa etkileri, gençler ve iklim adaleti” dedi. Önce yerel COP'lardan, yurttaşlarla birlikte düzenlenen yerel iklim konferanslarından bahsedeceklerini belirten Başkaya, sözlerine şöyle devam etti: “9 Kasım'da ICLEI Avrupa ile birlikte bu konuda iki oturum düzenliyoruz: Mavi Bölge'deki Türkiye Pavyonu'nda ‘İklim Eylemi İçin Yerel Diyaloglar’ ve Yeşil Bölge'deki Sağlık Bakanlığı Pavyonu'nda ‘Sağlıklı ve Dirençli Kentler İçin Yerel İklim Konferansları’. Birlik Başkanımız ve İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay'ın yanı sıra Şanlıurfa, İnegöl ve Bahçelievler belediye başkanlarımız da kentlerindeki deneyimleri paylaşacaklar.”

Tek Sağlık yaklaşımıyla yerel iklim eylemi
İzmir Büyükşehir Belediyesi ile Türkiye Belediyeler Birliği'nin ortak çalışması olan “Sağlıklı Şehirler, Dirençli Topluluklar: Tek Sağlık Perspektifinden Yerel İklim Eylemi” paneli, 9 Kasım'da Mavi Bölge'deki Dünya Sağlık Örgütü Sağlık Pavyonu'nda düzenlenecek. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay'ın yöneteceği panele Avrupa Gıda Güvenliği Otoritesi, Kocaeli Üniversitesi ve İrlanda'nın Cork kentinden konuklar katılacak.
Aynı gün Yeşil Bölge'deki İzmir Hub'da beş üniversiteden akademisyenlerin katılımıyla “İklim Eylemi için Tek Sağlık” paneli gerçekleştirilecek. Etkinliklerde iklim krizinin insan, hayvan ve çevre sağlığıyla ilişkisi ve yerel yönetimlerin bu alandaki sorumlulukları değerlendirilecek.
Sıcak hava dalgalarının özellikle yaşlılar, gebeler, bebekler ve kronik hastalığı bulunan kişiler üzerindeki etkileri de COP31 gündeminde yer alacak. Başkan Tugay, 9 Kasım'da İrlanda Pavyonu'nda Dünya Sağlık Örgütü, Wellcome ve Dünya Ekonomik Forumu temsilcileriyle birlikte “Isınan Dünyada Avrupa'yı Sağlıklı Tutmak” oturumunda konuşacak. Oturumda kentlerin erken uyarı sistemleri, serinleme alanları ve diğer yerel önlemlerle sıcak hava kaynaklı sağlık risklerini nasıl azaltabileceği ele alınacak.
Gençlerin iklim politikalarındaki rolü
İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin COP31 programında çocukların ve gençlerin iklim politikalarına katılımı da önemli başlıklardan biri olacak. 11 Kasım'da Mavi Bölge'deki Çocuk ve Gençlik Pavyonu'nda çocukların yerel iklim politikalarına ilişkin talepleri değerlendirilecek.
Aynı gün Japonya Pavyonu'nda ICLEI Japonya tarafından düzenlenen “Gençlerle Diyalog” seminerinde İzmir Büyükşehir Belediyesi temsilcileri de yer alacak. Japonya, İrlanda, Fransa ve Türkiye'den yöneticilerin katılacağı etkinlikte gençlerle gerçekleştirilen yerel iklim konferansları ve Fukushima'daki gençlerin çalışmaları ele alınacak.
Gençlerin iklim çalışmalarına katılımını destekleyen diğer etkinlikler arasında 14 Kasım'da İzmir Hub'da düzenlenecek “İklimSEN: İklimin Çarkını Gençler Çeviriyor” atölyesi ile 18 Kasım'da Sosyal İklim Derneği iş birliğiyle gerçekleştirilecek “İnsani Kalkınma Perspektifinde: Gençler ve Kadınlar için COP” paneli bulunuyor.

İklim adaleti ve topluluk temelli dirençlilik
İklim krizinin toplumsal etkileri ve kentlerin dayanıklılığını artırmaya yönelik çalışmalar da COP31 programında yer alacak. İzmir Büyükşehir Belediyesi, 18 Kasım'da İzmir Hub'da ICLEI Avrupa iş birliğiyle “İklim Adaleti ve Kapsayıcı Dirençlilik” panelini düzenleyecek. Finlandiya'nın Turku Belediye Başkanı Piia Elo'nun da katılacağı panelde iklim adaleti ve kapsayıcı kent politikaları değerlendirilecek.
Program kapsamında 17 Kasım'da Mavi Bölge'de ICLEI Avrupa'nın düzenleyeceği “Topluluk Öncülüğünde Dayanıklılık” oturumuna da katılım sağlanacak. Ayrıca 15 Kasım'da ICOMOS Türkiye tarafından Antalya Bilim Üniversitesi'nde düzenlenecek panelde madencilik, enerji ve ulaşım faaliyetlerinin iklim krizine etkileri ile kırsal dirençlilik konuları ele alınacak.
İzmir Büyükşehir Belediyesi, COP31 kapsamındaki etkinliklerle iklim krizine karşı yerel yönetimlerin deneyimlerini uluslararası platforma taşımayı; sağlık, gençlik, iklim adaleti ve toplumsal dirençlilik alanlarında iş birliklerini geliştirmeyi hedefliyor.
Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği'nin COP31’de düzenleyeceği, katılım sağlayacağı panel/seminerlerden bazıları:
• Isınan Dünyada Avrupa'yı Sağlıklı Tutmak (Keeping Europe Healthy in a Hotter World)
• İklim Eylemi İçin Yerel Diyaloglar (Local Dialogues for Climate Action)
• Sağlıklı Şehirler, Dirençli Topluluklar: "Tek Sağlık" Perspektifinden Yerel İklim Eylemi (Healthy Cities, Resilient Communities: Local Climate Action Through a One Health Lens)
• Sağlıklı Kentlerin Alfabesi (oyun)
• İklim Eylemi için Tek Sağlık (One Health for Climate Action)
• Sağlıklı ve Dirençli Kentler İçin Yerel İklim Konferansları (Town Hall COPs for Healthy and Resilient Cities)
• Oku, Hisset, Harekete Geç: Çocukların Yerel İklim Politikası Talepleri (Read, Feel, Act: Children's Local Climate Policy Demands)
• Yerel Karbonsuzlaşma Yollarını Şekillendirmek: Gençlerle Diyalog (Shaping Local Decarbonization Pathways: Dialogue with Youths)
• İklimSEN: İklimin Çarkını Gençler Çeviriyor (atölye)
• Madencilik, Enerji ve Ulaşımın İklim Krizine Etkileri: Çevresel Baskılardan Kırsal Dirençliliğe (Impacts of Mining, Energy and Transportation on the Climate Crisis: From Environmental Pressures to Rural Resilience)
• Topluluk Öncülüğünde Dayanıklılık: Yerel Düzeyde Eylem ve Etkileri (Community-led Resilience: Local Level Action and Its Impacts)
• İklim Adaleti ve Kapsayıcı Dirençlilik (Climate Justice and Inclusive Resilience)
• İnsani Kalkınma Perspektifinde: Gençler ve Kadınlar için COP

Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği, 9-20 Kasım 2026 tarihleri arasında Antalya’da düzenlenecek Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği 31’inci Taraflar Konferansı (COP31) için hazırlıklarını sürdürüyor. İklim kriziyle mücadelede kentlerin rolünü güçlendirmeyi hedefleyen Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği, 150’yi aşkın üye belediyesinin çalışmalarını, projelerini ve çözüm önerilerini uluslararası platforma taşımak için bir yılı aşkın süredir hazırlanıyor. Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği Genel Sekreteri Gökçe Başkaya, COP31 hazırlıklarını, yerel yönetimlerin iklim kriziyle mücadelede karşılaştığı sorunları ve konferanstan beklentilerini anlattı. Yerel COP toplantılarında elde edilen deneyimleri, iklim taahhütlerini ve hayata geçirilen projeleri uluslararası kamuoyuyla paylaşmayı amaçladığını aktaran Başkaya, sürecin aynı zamanda kentler arasında bilgi ve deneyim aktarımını güçlendireceğini ifade etti.
“Yerelin sesini tüm dünyaya duyurmak istiyoruz”
COP31’e 1 yıldan uzun zamandır hazırlandıklarını söyleyen Gökçe Başkaya, “İklim krizi aynı zamanda bir sağlık krizi ve buna verilecek yanıt kentlerde başlıyor. Bu nedenle COP31’de üye belediyelerimizin, belediye başkanlarımızın yaptıkları tüm çalışmaları uluslararası alana taşımak, uluslararası alandaki deneyimleri, farklı kurumların deneyim ve paylaşımlarını da üye belediyelerimize aktarmak istiyoruz. Aslında COP31'e taşımak istediğimiz en önemli çıktılardan biri yerelin sesini tüm dünyaya duyurmak” dedi.
Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği’nin 150'yi aşkın üye belediyesinin olduğunun altını çizen Başkaya, “Elimizden geldiğince tüm belediyelerimizi COP31 süreci hakkında bilgilendirmeye çalıştık. Hazırladığımız çıktıları da belediyelerimizin sesi olarak COP31’e taşıyacağız” diye konuştu.
Uluslararası kent ağlarıyla yeni iş birlikleri hedefleniyor
Dünya Sağlık Örgütü Avrupa Sağlıklı Kentler Ağı’nın Türkiye’deki ulusal ağı olan Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği’nin COP31 süreci boyunca uluslararası kent ağlarıyla yeni iş birlikleri geliştirmeyi hedeflediğini söyleyen Başkaya, “Biz Dünya Sağlık Örgütü, Sürdürülebilir Kentler Birliği, Türkiye Belediyeler Birliği, UCLG Birleşmiş Kentler ve Yerel Yönetimler gibi kurumlarla temas halindeyiz. Tabii COP31’de çok fazla uluslararası katılımcı olacak. Bu nedenle bu organizasyonu yeni iş birlikleri geliştirmek için önemli bir fırsat olarak görüyoruz” ifadelerini kullandı.

Gençlerin ve kadınların sesi de COP31’de olacak
Sağlıklı kent yaklaşımında iklim politikalarının yanı sıra sosyal eşitsizliklere de odaklandıklarını belirten Başkaya, şöyle konuştu: “Yerel COP deneyimimizi COP Youth ve COP Woman olarak çeşitlendirdik. Sadece belediyelerin, belediye başkanlarının değil bir yandan gençlerin, kadınların sesini de COP31'e taşımak için böyle bir program yaptık. Burada da tabii ki Sosyal İklim Derneği gibi bir gençlik sivil toplum kuruluşuyla hareket ettik. Yine belediyelerimizi dahil ettik, İzmir Büyükşehir Belediyemiz vardı, Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu (UNFPA) ile de çalıştık. Biliyorsunuz onlar da kırılgan gruplara oldukça önem veriyorlar. Bu tip etkinliklerimizi yine paydaş kurum ve kuruluşlarla COP31'e taşımak üzere hazırlığımızı yaptık” dedi.
Beş başlık öne çıkıyor
COP31 programında Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği'nin yer alacağı oturumlardan da söz eden Başkaya, “9–18 Kasım tarihleri arasında Mavi Bölge, Yeşil Bölge ve alan dışındaki birçok panel oturumlarında yer alacağız. Bu oturumlarda beş başlığı öne çıkaracağız: Yerel iklim konferansları, Tek Sağlık, aşırı sıcakların sağlığa etkileri, gençler ve iklim adaleti” dedi. Önce yerel COP'lardan, yurttaşlarla birlikte düzenlenen yerel iklim konferanslarından bahsedeceklerini belirten Başkaya, sözlerine şöyle devam etti: “9 Kasım'da ICLEI Avrupa ile birlikte bu konuda iki oturum düzenliyoruz: Mavi Bölge'deki Türkiye Pavyonu'nda ‘İklim Eylemi İçin Yerel Diyaloglar’ ve Yeşil Bölge'deki Sağlık Bakanlığı Pavyonu'nda ‘Sağlıklı ve Dirençli Kentler İçin Yerel İklim Konferansları’. Birlik Başkanımız ve İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay'ın yanı sıra Şanlıurfa, İnegöl ve Bahçelievler belediye başkanlarımız da kentlerindeki deneyimleri paylaşacaklar.”

Tek Sağlık yaklaşımıyla yerel iklim eylemi
İzmir Büyükşehir Belediyesi ile Türkiye Belediyeler Birliği'nin ortak çalışması olan “Sağlıklı Şehirler, Dirençli Topluluklar: Tek Sağlık Perspektifinden Yerel İklim Eylemi” paneli, 9 Kasım'da Mavi Bölge'deki Dünya Sağlık Örgütü Sağlık Pavyonu'nda düzenlenecek. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay'ın yöneteceği panele Avrupa Gıda Güvenliği Otoritesi, Kocaeli Üniversitesi ve İrlanda'nın Cork kentinden konuklar katılacak.
Aynı gün Yeşil Bölge'deki İzmir Hub'da beş üniversiteden akademisyenlerin katılımıyla “İklim Eylemi için Tek Sağlık” paneli gerçekleştirilecek. Etkinliklerde iklim krizinin insan, hayvan ve çevre sağlığıyla ilişkisi ve yerel yönetimlerin bu alandaki sorumlulukları değerlendirilecek.
Sıcak hava dalgalarının özellikle yaşlılar, gebeler, bebekler ve kronik hastalığı bulunan kişiler üzerindeki etkileri de COP31 gündeminde yer alacak. Başkan Tugay, 9 Kasım'da İrlanda Pavyonu'nda Dünya Sağlık Örgütü, Wellcome ve Dünya Ekonomik Forumu temsilcileriyle birlikte “Isınan Dünyada Avrupa'yı Sağlıklı Tutmak” oturumunda konuşacak. Oturumda kentlerin erken uyarı sistemleri, serinleme alanları ve diğer yerel önlemlerle sıcak hava kaynaklı sağlık risklerini nasıl azaltabileceği ele alınacak.
Gençlerin iklim politikalarındaki rolü
İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin COP31 programında çocukların ve gençlerin iklim politikalarına katılımı da önemli başlıklardan biri olacak. 11 Kasım'da Mavi Bölge'deki Çocuk ve Gençlik Pavyonu'nda çocukların yerel iklim politikalarına ilişkin talepleri değerlendirilecek.
Aynı gün Japonya Pavyonu'nda ICLEI Japonya tarafından düzenlenen “Gençlerle Diyalog” seminerinde İzmir Büyükşehir Belediyesi temsilcileri de yer alacak. Japonya, İrlanda, Fransa ve Türkiye'den yöneticilerin katılacağı etkinlikte gençlerle gerçekleştirilen yerel iklim konferansları ve Fukushima'daki gençlerin çalışmaları ele alınacak.
Gençlerin iklim çalışmalarına katılımını destekleyen diğer etkinlikler arasında 14 Kasım'da İzmir Hub'da düzenlenecek “İklimSEN: İklimin Çarkını Gençler Çeviriyor” atölyesi ile 18 Kasım'da Sosyal İklim Derneği iş birliğiyle gerçekleştirilecek “İnsani Kalkınma Perspektifinde: Gençler ve Kadınlar için COP” paneli bulunuyor.

İklim adaleti ve topluluk temelli dirençlilik
İklim krizinin toplumsal etkileri ve kentlerin dayanıklılığını artırmaya yönelik çalışmalar da COP31 programında yer alacak. İzmir Büyükşehir Belediyesi, 18 Kasım'da İzmir Hub'da ICLEI Avrupa iş birliğiyle “İklim Adaleti ve Kapsayıcı Dirençlilik” panelini düzenleyecek. Finlandiya'nın Turku Belediye Başkanı Piia Elo'nun da katılacağı panelde iklim adaleti ve kapsayıcı kent politikaları değerlendirilecek.
Program kapsamında 17 Kasım'da Mavi Bölge'de ICLEI Avrupa'nın düzenleyeceği “Topluluk Öncülüğünde Dayanıklılık” oturumuna da katılım sağlanacak. Ayrıca 15 Kasım'da ICOMOS Türkiye tarafından Antalya Bilim Üniversitesi'nde düzenlenecek panelde madencilik, enerji ve ulaşım faaliyetlerinin iklim krizine etkileri ile kırsal dirençlilik konuları ele alınacak.
İzmir Büyükşehir Belediyesi, COP31 kapsamındaki etkinliklerle iklim krizine karşı yerel yönetimlerin deneyimlerini uluslararası platforma taşımayı; sağlık, gençlik, iklim adaleti ve toplumsal dirençlilik alanlarında iş birliklerini geliştirmeyi hedefliyor.
Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği'nin COP31’de düzenleyeceği, katılım sağlayacağı panel/seminerlerden bazıları:
• Isınan Dünyada Avrupa'yı Sağlıklı Tutmak (Keeping Europe Healthy in a Hotter World)
• İklim Eylemi İçin Yerel Diyaloglar (Local Dialogues for Climate Action)
• Sağlıklı Şehirler, Dirençli Topluluklar: "Tek Sağlık" Perspektifinden Yerel İklim Eylemi (Healthy Cities, Resilient Communities: Local Climate Action Through a One Health Lens)
• Sağlıklı Kentlerin Alfabesi (oyun)
• İklim Eylemi için Tek Sağlık (One Health for Climate Action)
• Sağlıklı ve Dirençli Kentler İçin Yerel İklim Konferansları (Town Hall COPs for Healthy and Resilient Cities)
• Oku, Hisset, Harekete Geç: Çocukların Yerel İklim Politikası Talepleri (Read, Feel, Act: Children's Local Climate Policy Demands)
• Yerel Karbonsuzlaşma Yollarını Şekillendirmek: Gençlerle Diyalog (Shaping Local Decarbonization Pathways: Dialogue with Youths)
• İklimSEN: İklimin Çarkını Gençler Çeviriyor (atölye)
• Madencilik, Enerji ve Ulaşımın İklim Krizine Etkileri: Çevresel Baskılardan Kırsal Dirençliliğe (Impacts of Mining, Energy and Transportation on the Climate Crisis: From Environmental Pressures to Rural Resilience)
• Topluluk Öncülüğünde Dayanıklılık: Yerel Düzeyde Eylem ve Etkileri (Community-led Resilience: Local Level Action and Its Impacts)
• İklim Adaleti ve Kapsayıcı Dirençlilik (Climate Justice and Inclusive Resilience)
• İnsani Kalkınma Perspektifinde: Gençler ve Kadınlar için COP







YORUMLAR