SAHİLE İZMARİT EKİYORUZ

Ulvi Taşkın yazdı...

SAHİLE İZMARİT EKİYORUZ
05 Haziran 2026 - 09:51
Denizlerimizi, Sahillerimizi ve Geleceğimizi Kim Kirletiyor?
Yaz mevsimi geldiğinde milyonlarca insan deniz kenarlarına akın ediyor. Serinlemek, dinlenmek, güneşin ve denizin tadını çıkarmak için gittiğimiz sahiller, ne yazık ki her geçen yıl biraz daha kirleniyor. Sabahın erken saatlerinde deniz kıyısında yürüyüş yapan bir insanın görmek istediği şey masmavi deniz, tertemiz kumlar ve huzurdur. Ancak günümüzde birçok sahilde karşımıza çıkan manzara çok farklıdır. Kumların arasına gömülmüş yüzlerce sigara izmariti, plastik atıklar, içecek ambalajları ve çeşitli çöpler, kıyılarımızın sessiz çığlığı haline gelmiştir.
Aslında sahillere kumdan kaleler değil, izmarit ekiyoruz.
Sokaklardaki ve sahillerdeki kirlilik uzun yıllardır toplumun ortak yaşam alanlarını tehdit eden önemli çevre sorunlarından biridir. Özellikle sigara izmaritleri, boyutlarının küçük olması nedeniyle çoğu zaman fark edilmeyen ancak etkileri son derece büyük olan bir çevre felaketine dönüşmüştür. Her gün dünyanın dört bir yanında milyonlarca sigara izmariti kaldırımlara, parklara, sahillere, yağmur suyu kanallarına, dere yataklarına ve denizlere atılmaktadır.
Pek çok kişi küçücük bir sigara izmaritinin doğaya zarar vermeyeceğini düşünür. Oysa gerçek çok farklıdır. İnsanların büyük bölümü sigara filtrelerinin plastik bazlı bir malzeme olan selüloz asetattan üretildiğini bilmemektedir. Çoğu kişi filtrelerin kâğıt veya pamuk olduğunu sanmaktadır. Ancak bir sigara izmariti doğada birkaç haftada yok olmaz. Çevre koşullarına bağlı olarak tamamen parçalanması aylar hatta yıllar sürebilir. Bu süreç boyunca içeriğinde bulunan nikotin, arsenik, kurşun, kadmiyum ve onlarca zararlı kimyasal toprağa, kuma ve deniz suyuna karışır.
Bugün sahile attığımız bir izmarit, yarın bir balığın midesine, daha sonra da soframıza ulaşabilir.
Çünkü çevre kirliliği hiçbir zaman bulunduğu yerde kalmaz. Dalgalarla sürüklenen izmaritler zamanla parçalanarak mikroplastiklere dönüşür. Deniz canlıları bu parçacıkları yiyecek sanarak tüketir. Besin zincirine giren mikroplastikler ve toksik maddeler yalnızca deniz ekosistemini değil, insan sağlığını da doğrudan etkiler.
Bu nedenle plaj temizliği sadece estetik bir konu değildir.
Bu aynı zamanda ciddi bir çevre ve halk sağlığı meselesidir.
Sahillerde bırakılan sigara izmaritleri, yiyecek atıkları ve diğer çöpler bakterilerin çoğalması için uygun ortam oluşturur. Kirlenen kum ve deniz suyu çeşitli sağlık sorunlarına neden olabilir. Kumların arasına gizlenmiş cam parçaları, sert plastikler ve metal atıklar ise özellikle çocuklar için ciddi yaralanma riski yaratmaktadır.
Temiz bir sahil yalnızca güzel bir manzara değildir.
Temiz sahil; sağlıklı denizler, güvenli yaşam alanları, bilinçli toplumlar ve çocuklarımız için daha yaşanabilir bir gelecek demektir.
Peki insanlar neden dinlenmeye geldikleri, çocuklarının oynadığı ve yüzdükleri yerleri kirletiyor?
Bu sorunun temelinde çevre bilinci eksikliği, sorumluluğun başkalarına bırakılması ve “bir şey olmaz” anlayışı yatmaktadır. Birçok kişi yere attığı tek bir izmaritin önemsiz olduğunu düşünür. Ancak milyonlarca insan aynı düşünceyle hareket ettiğinde ortaya devasa bir çevre sorunu çıkmaktadır.
Oysa doğa yapılan hiçbir hatayı unutmaz.
Bugün kuma gömdüğümüz her izmarit, yarın çocuklarımızın geleceğine bırakılmış kirli bir mirastır.
Sorunun çözümü yalnızca temizlik kampanyalarından ibaret değildir. Elbette gönüllülerin, çevre kuruluşlarının ve belediyelerin yaptığı çalışmalar son derece değerlidir. Her yıl tonlarca çöp sahillerden toplanmaktadır. Ancak gerçek başarı kirlenmiş alanları temizlemek değil, onların kirlenmesini önlemektir.
Bunun için öncelikle çocuklarımızı eğitmeliyiz.
Çevre bilinci okulda değil, ailede başlar. Çocuğuna çöpünü yere atmamasını öğreten bir ebeveyn, geleceğin çevre gönüllüsünü yetiştirir. Ancak çöpünü yere atan bir yetişkin, verilen onlarca çevre eğitiminin etkisini birkaç saniyede yok edebilir.
Aynı zamanda atık yönetimi ve çevre temizliği konusunda faaliyet gösteren kurumların daha etkin denetlenmesi, sahillerde yeterli sayıda çöp kutusu ve sigara atık ünitesi bulundurulması, çevreyi kirleten davranışlara karşı caydırıcı önlemler alınması gerekmektedir. Fakat cezalardan da önce ihtiyacımız olan şey farkındalıktır.
İnsanların büyük bölümü yere attıkları izmaritin yıllarca doğada kaldığını bilmiyor. Birçoğu küçük bir sigara filtresinin büyük miktarlarda suyu kirletebildiğinin farkında değil. Oysa dünyada en yaygın görülen atıklardan biri sigara izmaritidir ve bu kirletici her gün gözümüzün önünde çoğalmaktadır.
Üstelik sorun yalnızca sahillerle sınırlı değildir. Dikkatsizce atılan izmaritler orman yangınlarının da önemli nedenlerinden biri haline gelmiştir. Böylece yalnızca denizleri ve kıyıları değil, ormanları, canlı yaşamını ve insan hayatını da tehdit etmektedir.
Artık bu tabloyu değiştirme zamanı gelmiştir.
Sahillerimizi temizlemek için daha fazla gönüllüye değil, daha fazla sorumluluk sahibi vatandaşa ihtiyacımız var. Daha fazla temizlik kampanyasına değil, daha fazla çevre bilincine ihtiyacımız var. Çünkü denizler bize ait değildir; biz onları çocuklarımızdan ödünç aldık.
Unutmayalım;
Bir sigara izmaritini yere atmak yalnızca birkaç saniye sürer.
Ancak onun doğadan silinmesi yıllar alır.
Bugün sahile attığımız her izmarit, yarının kirli denizleri ve kirlenmiş kıyıları demektir.
Gelin sahillere izmarit değil, umut ekelim.
Çocuklarımıza kirlenmiş kıyılar değil, tertemiz denizler bırakalım.
Çünkü;
Temiz Sahil, Temiz Denizdir.
Temiz Deniz, Sağlıklı Gelecektir.
Temiz Sahil, Temiz Toplumdur.

 

YORUMLAR

  • 0 Yorum