Milli Eğitim Bakanı Tekin 'Laiklik Bildirisi'ni hedef aldı
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, 168 kişinin imzaladığı “Laikliği Birlikte Savunuyoruz” başlıklı bildiriyi hedef alarak, imzacılar için “dertleri laiklik istemekle ilgili değil” ifadelerini kullandı. Okullardaki ilahi görüntüleri ve Ramazan etkinliklerine ilişkin ise faaliyetlerin gönüllülük esasına dayandığını öne sürdü.
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, aralarında gazeteci, yazar, sanatçı ve akademisyenlerin de bulunduğu 168 kişinin imzaladığı "Laikliği Birlikte Savunuyoruz" başlıklı bildiriye ilişkin, "Bunların dertleri tamamen İslam’la alakalı, açık söyleyeyim; buradaki gericilikten kastettikleri şey o. ‘Laiklik elden gidiyor’ tartışmasına hiç girmedik çünkü dertleri laiklik istemekle de alakalı değil" dedi.
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, A Haber yayınında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Bakanlığın yürüttüğü projelere dava açılmasını 'eleştiren' Tekin, "Bunların dertleri tamamen İslam’la alakalı, açık söyleyeyim; buradaki gericilikten kastettikleri şey o. ‘Laiklik elden gidiyor’ tartışmasına hiç girmedik çünkü dertleri laiklik istemekle de alakalı değil" ifadelerini kullandı.
Tekin, hükümetin milli birlik ve beraberliği güçlendirecek adımları atmaya devam ettiğini belirterek, "Biz hükümet olarak milli birlik ve beraberliği güçlendirecek adımları atmak üzere yolumuza devam ediyoruz" dedi.
"ETKİNLİKLERDE ZORLAMA YOK"
Okullarda sosyal medyaya yansıyan ilahi görüntüleri ve Ramazan etkinliklerine ilişkin de konuşan Tekin, etkinliklerin 'gönüllülük esasına dayandığını' öne sürdü.
"Bizim bu etkinliklerimizin bu kadar popüler olmasında Celal Bey’in ilahisinin mutlaka katkısı var çünkü çocuklar gerçekten onu bir akım olarak aldılar. Bu etkinliklerde asla zorlama yok, tamamen gönüllülük esasına göre yapılıyor" diye konuştu.
Seçmeli derslerde geleneksel Türk sanatlarına yer verdiklerini kaydeden Tekin, her dönemin son haftasını sosyal, sanatsal ve sportif faaliyetlerin sergilendiği bir festival havasına dönüştürdüklerini ifade etti.
Tekin, okullarda gerçekleştirilen gerici uygulamalara yurttaşlar ve uzmanlar tarafından tepki gösterilmesine ise ilişkin ise, "Ben milli birlik ve beraberliğimizi güçlendirecek şeyler yapalım diyorum, onlar 'bunu yaparsanız toplumu Talibanlaştırmış olursunuz' diyorlar. Bu metni aldılar ve asla hak etmediğimiz hakaretamiz ifadelerle bizi, idarecilerimizi ve öğretmenlerimizi zan altında bıraktılar" dedi.
Bu tür yaklaşımları "trajikomik" olarak değerlendiren Tekin, "Yüzde 99'u Müslüman olan bir ülkede, okullardaki cıvıl cıvıl çocukları ve bu coşkulu etkinlikleri ‘gerici azınlığın provokasyonu’ olarak niteleyenler asıl gericilerdir" ifadelerini kullandı.
***
ERDOĞAN DA HEDEF ALMIŞTI
Öte yandan Erdoğan da dün metni hedef alarak, “Türkiye’de laiklik tartışması yokken özgürlük alanları hiçbir surette kısıtlanmadığı halde milletimizin inancını özgürce yaşamasına tahammül edemeyen azgın güruhun hezeyanlarına kulak asmadan doğru bildiğimizden asla ayrılmayacağız. Yayınladıkları bildirilerle 86 milyonun Ramazan sevincine gölge düşürmek isteyenlerim milletimizin arasına nifak sokmasına insanımızı kutuplaştırmasına eyvallah demeyeceğiz” ifadelerini kullanmıştı.
***
METİN NE SÖYLÜYORDU?
17 Şubat günü yayınlanan “Laikliği Birlikte Savunuyoruz” metnin, Korkut Boratav, Taner Timur, Cem Eroğul, Alaeddin Şenel, Oğuzhan Müftüoğlu, Hayri Kozanoğlu, İlhan Cihaner, Müjde Ar, Ayşe Kulin, Ahmet Telli, Melike Demirağ, Rutkay Aziz, İlkay Akkaya, Şükrü Erbaş, Onur Akın, Şenal Sarıhan, Emin Koramaz, Canan Güllü, Ahmet Karagöz ve Timur Soykan gibi isimlerin aralarında bulunduğu 168 yazar, sanatçı, akademisyen, gazeteci, eğitimci, hukukçu, siyasi parti ve meslek odası temsilcisinin imzasını taşıyordu.
İktidar çevrelerinin hedef aldığının aksine metinde Ramazan ayıyla ilgili herhangi bir ifade geçmezken, toplumun inanç değerlerine ilişkin hiçbir cümle de yer almıyordu.
Son dönemde laikliğe yönelik artan saldırılara dikkat çeken ve ülkenin ABD ile İsrail’in planları doğrultusunda bölgenin gerici bataklığa çekilmek istendiğini vurgulayan metin, “Laikliği savunmak suç değildir. Laikliği birlikte savunuyoruz, şeriatçı dayatmaları reddediyoruz!” mesajı veriyordu.
Açıklamanın tamamı şöyleydi:
“Türkiye gerici-şeriatçı bir kuşatma altında!
Ülkemiz ABD ve İsrail planları doğrultusunda bölgemizdeki gelişmelerle birlikte “Talibanlaştırma” baskısı altına girmiş durumda. ABD güdümlü bu gerici saldırı ülkemizin önündeki en yakıcı tehdide dönüşmüştür.
Siyasal İslamcı rejim, ABD ve Trump'ın ipine sarılarak Türkiye’yi adım adım Orta Doğu’nun gerici bataklığına sürüklemektedir.
Laik eğitimi, laik hukuk düzenini ve laik kamusal hayatı adım adım ortadan kaldırmaya yönelik hamleler ivme kazanmıştır.
Bu hamleler toplumdan yükselen laiklik çağrılarına karşı gerici azınlığın provokasyon ve saldırılarını göz ardı etmeye; laik cumhuriyeti savunanların -Anayasa’yı hiçe sayarak- “suçlu” gibi cezalandırılmasına kadar gelmiştir.
Laikliği savunmak suç değildir.
LAİKLİĞİ birlikte savunuyoruz, şeriatçı dayatmaları reddediyoruz!
Karanlığa teslim olmayacağız!” (ANKA)





YORUMLAR