Madencilik işçileri yeniden direnişe hazırlanıyor

Bağımsız Maden İşçileri Sendikası, Doruk Madencilik işçilerinin hak ediş ve alacaklarının ödenmesine ilişkin verilen sözlerin tutulmadığını açıkladı.

Madencilik işçileri yeniden direnişe hazırlanıyor
23 Mayıs 2026 - 17:45

Bağımsız Maden İşçileri Sendikası tamamlanmayan alacakları için "1 Haziran tarihinde başta Doruk Maden işçileri ve mağdur edilen aileler olmak üzere Ankara’da çok güçlü bir direnişi ortaya koyacağımızı ilan ediyoruz" açıklamasında bulundu. 

Bağımsız Maden İşçileri Sendikası, Doruk Madencilik işçilerinin direnişi ve gelinen son duruma ilişkin açıklama yaptı. Sendika, 12 Nisan Pazar akşamı başlatılan ve kamuoyunun desteğiyle sürdürülen mücadelenin, 28 Nisan’da bakanlık temsilcileri, emniyet yetkilileri, SSS Yıldızlar Holding yönetimi, sendika ve işçi temsilcileri arasında yapılan görüşmenin ardından, taleplerin kabul edilmesi ve tüm hak edişlerin 15 Mayıs’a kadar ödeneceği taahhüdü üzerine sonlandırıldığını hatırlattı.

Açıklamada, bu süreçte ödenmeyen 3 ila 7 aylık ücretlerin ödendiği, TİS farklarının yatırıldığı ve yalnızca bir kısım işçinin kesinleşmiş tazminat alacaklarının karşılandığı belirtildi.

“15 MAYIS’TA VERİLEN SÖZ YERİNE GETİRİLMEDİ”

Sendika, üç ayrı bakanlığın garantörlüğü ve denetimiyle sonuçlandırılması gereken sürecin holding tarafından aynı ciddiyetle yürütülmediğini belirtti. Açıklamada, “Nihayetinde holding, son tarih olarak verilen 15 Mayıs günü verdiği sözü yerine getirmemiştir” denildi.

15 Mayıs’a kadar Holding CEO’su ile gün aşırı görüşmeler yapıldığı, bu görüşmelerde herhangi bir sorun olmadığı izlenimi verilmesine rağmen somut adım atılmadığı kaydedildi. Sendika, verilen yeni tarihlerde de ödeme yapılmadığını belirtti.

18 Mayıs’ta holding merkezinde yapılan görüşmede tüm ödemelerin bayramdan önce tamamlanacağının bildirildiği aktarılan açıklamada, son görüşmede ise bayram öncesi ödeme yapılamayacağı ve tüm ödemelerin bayram sonrasına sarkıtıldığının iletildiği ifade edildi.

"ARTIK HERHANGİ BİR GARANTÖRLÜĞÜ KABUL ETMEYECEĞİZ"

Açıklamada, verilen sözlerin tutulmamasının “alışkanlık haline geldiği” belirtilerek, garantör olan bakanlıklara defalarca bildirim yapılmasına rağmen aktif denetim ve çözüm yönünde somut adım atılmadığı savunuldu.

Sendika ayrıca, işçilerin kesinleşmiş alacakları tamamlanmadan “sarı sendikaya 10 milyon TL ödeme yapıldığını” ifade etti. Açıklamada bu durumun “sürecin suistimal edildiğini” gösterdiği belirtilerek, “Sarı sendikaya verilen sus payı borcunun, işçinin çoktan hak kazandığı alacaklardan önce ödenmiş olmasının hiçbir izahı yoktur” denildi.

Bağımsız Maden İşçileri Sendikası, ödenmeyen tazminatlar, ücretsiz izin günlerine ilişkin ücretler, primler ve eksik kalan tüm alacaklar eksiksiz ödenene kadar hem garantör kurumların önü hem de holding merkezinin önünün direniş alanı olacağını duyurdu.

Açıklamada, “Bu saatten sonra ne herhangi bir sözü ne de herhangi bir garantörlüğü kabul etmeyeceğimizin altını kalın harflerle çiziyoruz” ifadeleri kullanıldı.

Sendika, bayram sonrası 1 Haziran’da Doruk Maden işçileri ve mağdur edilen ailelerle birlikte Ankara’da güçlü bir direniş ortaya koyacaklarını ilan etti.

Bağımsız Maden İşçileri Sendikası tarafından yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi: 

"12 Nisan Pazar akşamı başlattığımız ve Türkiye kamuoyunun yakından takip ederek sahiplendiği kesintisiz mücadelemiz; 28 Nisan günü İçişleri Bakanı ve Yardımcısı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakan Yardımcısı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakan Yardımcısı, ilgili bakanlıkların yüksek bürokratları, Emniyet Genel Müdürü, Ankara Emniyet Müdürü, SSS Yıldızlar Holding Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı Sebahattin Yıldız, Holding CEO’su Ali Vahit Atıcı ile sendikamız ve işçi temsilcilerinden oluşan heyetin yaptığı görüşme neticesinde, tüm taleplerimizin kabul edilmesi ve 15 Mayıs’a kadar tüm hak ediş ile alacakların ödeneceği taahhüdü üzerine son bulmuştur.

Bu süreçte; ödenmeyen üç ila yedi aylık ücretler ödenmiş, TİS farkları yatırılmış ve yalnızca bir kısım işçinin kesinleşmiş tazminat alacakları karşılanmıştır.

Gelinen aşamada, üç ayrı bakanlığın garantörlüğü ve denetimiyle sonuçlandırılması gereken müzakere süreci; sendikamızın hukukçularının hazırlığı ve denetimi ile Türkiye kamuoyunun desteği doğrultusunda yürütülmeye çalışılmıştır. Ancak holding tarafından aynı ölçüde bir hazırlık ve çaba ortaya konulmamıştır. Nihayetinde holding, son tarih olarak verilen 15 Mayıs günü verdiği sözü yerine getirmemiştir.

15 Mayıs tarihine kadar Holding CEO’su ile gün aşırı kurulan diyaloglarda herhangi bir sorun olmadığı görülmesine rağmen, holding bünyesinde somut bir adım atılmamış; verilen sözler yerine getirilmemiş, sürekli yeni gün ve tarihler verilmiş ancak bu tarihlerde de herhangi bir ödeme yapılmamıştır.

Keza 18 Mayıs günü holding merkezinde, İnsan Kaynakları Koordinatörü, holding hukuk müşavirliği ve hukukçularıyla yapılan görüşmede de tarafımızca ciddi bir iç koordinasyon eksikliği gözlemlenmiş; tüm ödemelerin bayramdan önce tamamlanacağı tarafımıza bildirilmiştir. Ancak yapılan en son görüşmede bayram öncesi ödeme yapılamayacağı ve tüm ödemelerin bayram sonuna sarkıtıldığı tarafımıza iletilmiştir.

Görünen odur ki, verilen sözlerin tutulmaması artık bir alışkanlık hâline gelmiştir. Bu durum garantör olarak bulunan bakanlıklara da defalarca kez bildirilmesine rağmen aktif bir denetim ve garantörlük mahiyetini kapsayan herhangi bir somut çözüme yönelik adım atılmadığı görülmüştür.

Üstelik bu süreçte alacağı kesinleşmiş, ayrıca bir hesap yapılmasına gerek olmayan ödemeler bile tamamlanmadan şirketin sarı sendikaya 10 milyon TL ödemesi; sürecin suistimal edildiğini açığa çıkaran bir diğer nokta olmuştur. Bu 10 milyon TL’lik ödeme, yıllardır sarı sendikanın işçileri baskı ve denetim altına alarak haklarına çökülmesine aracılık etmesinin ödülüdür. Sarı sendikaya verilen sus payı "borcunun" işçinin çoktan hak kazandığı alacaklardan önce ödenmiş olmasının hiçbir izahatı yoktur. Bununla beraber verilen sözlerin ne ehemmiyeti ne de ciddiyeti kalmıştır.

Bu nedenle, garantör olan bakanlıkları da göreve davet ederek direnişimizi kaldığı yerden daha güçlü bir şekilde sürdürme kararı almış bulunmaktayız. Bu saatten sonra ne herhangi bir sözü ne de herhangi bir garantörlüğü kabul etmeyeceğimizin altını kalın harflerle çiziyoruz.

Tüm muhatapların aktif denetimiyle sonuçlandırılması gereken süreçte gelinen aşama yeniden en büyük ve en önemli garantöre yani çözüm zeminini sonsuz dayanışmasıyla açan halkımıza başvurmayı zorunlu hale getirmiştir. Söz halkımıza verilmiştir, bu sözün tutulmamasını asla kabul etmiyoruz.

Bu açıklamamız itibarıyla; halen ödenmemiş bulunan tazminatlar, ücretsiz izin günlerine ilişkin ücretler ve bu günlere ait primler ile eksik kalan tüm alacaklar eksiksiz biçimde ödeninceye kadar hem garantör kurumların önü hem de holding merkezinin önü direniş alanıdır.

Bayram sonrası, 1 Haziran tarihinde başta Doruk Maden işçileri ve mağdur edilen aileler olmak üzere Ankara’da çok güçlü bir direnişi ortaya koyacağımızı ilan ediyoruz." (Birgün)

YORUMLAR

  • 0 Yorum