Grevdeki işçilere şafak operasyonu: İş, ekmek yoksa patrona 'huzur' yok
İzmir'de yaklaşık 1,5 yıldır grevde olan Temel Conta işçileri, 'huzur ve sükûneti bozma' iddiasıyla şafak operasyonu yapılarak gözaltına alındı.
İzmir’de sendikal hakları ve sefalet ücretlerine direnen Temel Conta işçilerine ‘huzur ve sükûneti bozma’ iddiası ile şafak operasyonu gerçekleştirildi. Sendika düşmanlığı ve grev kırıcılığıyla bilinen Temel Conta’da 1,5 yıldır grevde olan işçiler dün sabah saatlerinde evlerine yapılan baskınla gözaltına alındı. Grevdeki 16 işçiden 12’si hakkında yakalama kararı çıkarıldı. Grev çadırları boş kalan işçilere destek gecikmedi. Digel tekstil işçileri, Temel Conta işçilerinin grev nöbetini devraldı.
Pancar Organize Sanayi Bölgesi’nde direnişi sürdüren işçilerin gözaltı gerekçesi her işçi eyleminde olduğu gibi atılan sloganlar, çalan şarkılarla ‘huzur ve sükûneti bozma’ iddiası oldu. 16 Nisan akşamı haklarında yakalama kararı çıkarılan 8 işçi jandarma tarafından gözaltına alınarak ifadeye götürüldü.
12 İŞÇİ HAKKINDA YAKALAMA KARARI
Diğer işçilerin ise dün sabah saatlerinde evlerine polis baskını düzenlendi. Gözaltı işlemleri Bornova İlçe Jandarma Komutanlığı tarafından gerçekleştirildi.
Aralarında kadın işçilerin de bulunduğu çok sayıda işçi gözaltına alındı. Gözaltı işlemleri, Bornova İlçe Jandarma Komutanlığı tarafından gerçekleştirilirken yakalama emri ise Torbalı Sulh Ceza Hakimliği tarafından verildi.
6 İŞÇİNİN EVİNE BASKIN
Önceki gün akşam saatlerinde jandarma tarafından gözaltına alınan 8 işçinin 2 saat bekletildikten sonra serbest bırakıldığı öğrenilirken grevdeki 16 işçiden 12’si hakkında yakalama kararı çıkarıldığı kaydedildi. 6 işçinin evine polis baskını gerçekleştirilirken edinilen bilgiye göre gözaltına alınan işçiler adliyeye sevk edildi.
Hakkında yakalama kararı çıkarılan işçilerden Sinem Kaya, BirGün’e yaptığı açıklamada, “Burada kirli bir dolap dönüyor. Patron, çadırımızı kaldırtmak için mahkemeye başvurmuştu. Bunun için elinde bir şey olsun istiyor. Emniyet, jandarma, kolluk da Temel Conta patronunun işçisi gibi mesaide. Kararın gerekçesi ‘huzur ve sükûneti bozmak’. Biz yalnızca hakkımız için mücadele ediyoruz. Eğer burada birinin huzuru bozulduysa, 494 gündür sendikal hakları için mücadele eden biz Temel Conta işçilerinin huzuru bozulmuş, evlerinin sükûneti kaçmıştır. Patron bilsin ki bizi bu şekilde yıldıramadı, yıldıramaz. Böyle yaparak ateşe benzin döküyor. Çadırı da mücadeleyi de bırakmayacağız” dedi.
İşçilerin örgütlü olduğu Petrol İş Aliağa Şube Başkanı Hasan Toptan ise, “Bir hukuk devletinde gerçekleştirilmeyecek bir uygulama bu” dedi. Patron Tamer Kip’in sık sık şikayette bulunduğunu aktaran Toptan, “Patron bizi her şikayet ettiğinde biz nasıl ifadeye çağrılıyoruz? Savcılık bu şikayetleri hiç sorgulamıyor mu? Ben de 5 defa ifade verdim. Her ifadeye çağırıldığımızda gelip ifademizi verdik. İşçilerin evlerine sabah saatlerinde yapılan baskının ardından adliyeye getirilmeleri kabul edilebilir bir uygulama değil. Grevimiz devam ediyor, biz hala durduğumuz yerdeyiz” şeklinde konuştu.
DİGEL İŞÇİLERİ DEVRALDI
Öte yandan grev alanında dayanışma harlandı. Digel Tekstil emekçileri, grev çadırının sökülmesi girişimine karşın nöbeti devraldı. Digel işçilerinin örgütlü olduğu Teksif Sendikası Genel Başkan Danışmanı Makum Alagöz, “İşverenin yargının sopasını kullanarak direniş alanını boşaltmaya çalışma çabasına karşın Digel Tekstil işçileri olarak nöbeti arkadaşlarımız gelene kadar devraldık. Temel Conta emekçisi arkadaşlarımız direniş alanına döndüğünde biz de Digel Tekstil mücadelemize, çadırımıza dönüş yapacağız” ifadelerini kullandı.
GÖZALTILAR DİRENCİ KIRAMAZ
Patronların rahatsız olduğu sendikalara, sendikacılara veya direnişteki işçilere AKP hükümetinin kurmuş olduğu sistemle gözdağı verildiğini aktaran Alagöz, şunları kaydetti: “Anayasal haklarını kullanarak greve başlayan işçilerden söz ediyoruz ve işveren mevcutta grev olan fabrikanın içindeki makineleri Bakanlığın imzasıyla başka bir fabrikaya taşıyabiliyor. Anayasanın 51. maddesinin yalnızca madde olarak kaldığını görüyoruz. Bu süreç de ne yazık ki işçiye sopası. Temel Conta'daki arkadaşlarımızla yan yanayız. Bu gibi baskılar işçileri yıldıramıyor. Çünkü işçileri evlerine götüreceği ekmeğinden ettiler. Zaten en büyük saldırıyı bu şekilde yaptılar. O yüzden gözaltılar da baskılar da işçilerin ne direncini ne de 500 güne varacak mücadelelerini kıramaz.”
DAYANIŞMA ÇAĞRISI
Kamuoyuna çağrıda bulunan Kaya, şu sözleri kullandı: “Tek istediğimiz destek ve dayanışma. Eğer hepimiz alınırsak çadırımız beklensin istiyoruz. Herkesi dayanışmaya çağırıyoruz.”
"MÜCADELELERİ MÜCADELEMİZ"
SOL Parti İzmir İl Örgütü, Temel Conta işçilerinin gözaltına alınmasına ilişkin açıklama gerçekleştirdi.
“494 gündür onuruyla ve her türlü baskıya rağmen geri adım atmayan, sendikal hakları için direnen Temel Conta işçileri kolluk kuvvetleri tarafından gözaltılarla baskıya maruz bırakılıyor” ifadeleriyle başlayan açıklamada, “Şirket uzun süredir kırmaya çalıştığı grevle başa çıkamadı. Temel Conta grevi yalnız bırakıldı, iş yeri taşındı, çadırları kaldırılmak istendi. Bütün bu grev kırma hamlelerine rağmen kırılmayan grev bugün gözaltılarla kırılmaya çalışılıyor” denildi.
Emek Partisi (EMEP) de gözaltı kararına tepki gösterdi. EMEP Genel Başkan Yardımcısı Selma Gürkan, grevdeki Temel Conta işçilerinin gözaltına alınmasına karşı dayanışmaya çağırdı. Gürkan, “Sermaye düzeninin çarkı yargı sisteminde de dönüyor. Örgütlenme hakkını kullanan ve halen grevlerini sürdüren Temel Conta işçilerine gözaltı kararı verilebiliyor. Patronlar emrediyor, sendikacılar Mehmet Türkmen, Başaran Aksu ve Doğukan Akan tutuklanabiliyor. Temel Conta işçisi de anayasal hakkını kullanarak Petrol-İş Sendikası’na üye olmuş ve grev hakkını kullanmıştır. Hak, hukuk tanımayan patrona karşı direniş haktır, mücadele meşrudur. Şimdi tüm emek ve demokrasi güçlerinin Temel Conta işçileriyle dayanışma zamanı” dedi.
∗∗∗
EYLEMLER ZORBALIĞA RAĞMEN SÜRÜYOR
Anayasal grev hakkına her fırsatta saldıran emek düşmanı AKP iktidarı, yasaklayamadığı grevi zorbalıkla yıldırma yoluna gitti. Anayasa'dan gelen grev hakkını kullanan Petrol-İş'te örgütlü Temel Conta işçileri şafak baskınlarıyla gözaltına alındı.
Grev yasaklamada şampiyon olan AKP iktidarı boyunca 23 grevi yasakladı, 200 binden fazla işçinin yasal hakkını kullanmasına engel oldu, onlarcası baskıyla bitirilmeye çalışıldı. İktidar ayrıca, sendikalara yönelik baskılarla grev hakkının zayıflatılmasını ve işçinin patronlar karşısında en büyük silahının elinden alınmasına sebep olacak emek düşmanı politikaların da kendinden önce gelen iktidarlar gibi yürütücüsü oldu.
AKP ayrıca sendika ve sendikacılara yönelik saldırıların da dozunu artırdı. Son olarak Bağımsız Maden-İş avukatı Doğukan Akan önceki hafta gözaltına alınarak tutuklanırken sendikanın Örgütlenme Uzmanı Başaran Aksu da 4 gün tutuklu olarak cezaeivnde tutulmuştu. BİRTEK-SEN Genel Başkanı Mehmet Türkmen ise "dezenformasyon" yasasıyla "Halkı yanıltıcı bilgi yayma" suçlamasıyla tutuklanan ilk sendikacı oldu. Türkmen 16 Mart'tan bu yana Gaziantep Cezaevi'nde tutuklu bulunuyor. Avukatların tutukluluğa yaptığı itirazı da reddedilen Türkmen, 1 Mayıs'ı işçilerin yanında değil, hapishanede geçirecek.





YORUMLAR