Gençlik boyun eğmiyor
Fransa'da başlayan lise direnişi, sendikalar ve solun desteğiyle ulusal eyleme dönüştü. Öğrencilerin isyanı kıtada yankı bulurken paniğe kapılan Avrupa sağı, faturayı sola kesip yasaklama davaları peşine düştü.
Fransa’da eğitim sistemindeki sorunlara karşı başlayan lise protestoları, toplumsal bir öfkenin de fitilini ateşledi. Öğrenciler, bugün işçi sendikaları ve sol partilerin desteğiyle ulusal eylem gününe hazırlanırken Avrupa sağı, protestoları gerekçe göstererek sol partilerin yasaklanması için harekete geçti.
Fransa’da öğretmen eksikliği, kalabalık sınıflar, bakımsız okul binaları ve eğitimde eşitsizliklere karşı başlayan eylemler tüm hızıyla sürüyor. Eğitim Bakanı Édouard Geffray, pazar günü yaptığı açıklamada, güvenlik koşulları sağlanamadığı için 400 ila 500 lisede derslere "tamamen ya da kısmen ara verileceğini" söyledi.
Üçüncü haftasına giren protestolarda polis şiddetinin dozu artarken İçişleri Bakanı Laurent Nuñez’in açıklamasına göre, 28 Eylül’den 2 Ekim’e kadar yüzde 85’i reşit olmayan 5 binden fazla kişi gözaltına alındı.
SENDİKALARDAN EYLEME DESTEK
Ülke çapına yayılan ve üniversitelerin de dâhil olduğu protestoların başrolündeki öğrencilerin bugün düzenleyeceği ulusal çaptaki eyleme işçi ve eğitim sendikaları ile sol partiler de destek açıklaması yaptı.
Lise Öğrencileri Birliği (Union Syndicale Lycéenne - USL) ve Öğrenci Birliği’nin (L'Union Étudiante) 6 Ekim eylemine katılma çağrısı yapan Genel Emek Konfederasyonu (CGT), İşçi Gücü (Force Ouvrière – FO) ve Solidaires sendikal birlikleri destek verdi.
CGT, lise ve üniversite öğrencilerinin yanında olacağını duyururken çalışanlara da gösterilere katılma ve mevcut grev çağrılarına destek verme çağrısı yaptı. CGT Éduc'action, FSU, FNEC FP FO, SUD Éducation, UNSA Éducation ve CFDT’ye bağlı eğitim federasyonları yaptıkları ortak açıklamada “liseli öğrencilerin taleplerinin meşru olduğunu, eylemlere katılan öğrencilere yönelik soruşturma ve cezaların kaldırılması, şiddetin sona erdirilmesi gerektiğini” kaydetti.
“Kuruluşlarımız lise taleplerinin daha fazla desteklenmesi ve dinlenmesi çağrısında bulunuyor” denilen açıklamada “Meslektaşlarımızı, grevler de dâhil olmak üzere 6 Ekim'deki seferberlik olanaklarını değerlendirmeye çağırıyoruz” ifadeleri kullanıldı.
SOLCU LİDER MÉLENCHON: ‘ÇOCUKLARIMIZI KORUYALIM’
Protestoları “şiddet olayları” zeminine çekmek isteyen sağ ve merkez siyasetin öğrenci eylemlerinin arkasında bulunduğunu savunduğu Boyun Eğmeyen Fransa Partisi’nin (LFI) ve partinin cumhurbaşkanı adayı Jean-Luc Mélenchon da 6 Ekim’deki ulusal eyleme destek verdi.
“Gençliğimize karşı bir koruma görevimiz var” diyen LFI lideri Mélenchon, tüm yetişkinleri bugünkü eylemde "beyaz kask" veya "beyaz kolluk " takarak gençleri olası polis şiddetinden korumaya davet etti.
Fransız Komünist Partisi (PCF), ve Fransız Komünist İşçi Partisi (PCOF) da öğrenci eylemlerine destek açıklaması yaptı.
Fransa'da LFI'nin yasaklanması tartışması, protestolarla birlikte yeniden gündeme gelmişti. Cumhuriyetçiler'in lideri ve cumhurbaşkanı adayı Bruno Retailleau ile anketlere göre nisan ayındaki cumhurbaşkanlığı seçiminde birinci olması beklenen aşırı sağcı Ulusal Birlik (RN) lideri Marine Le Pen, LFI’nın şiddetten beslendiğini belirterek yasaklanması çağrısı yapmıştı.
AVRUPA SOLUNU YASAKLAMA GİRİŞİMİ
Avrupa Parlamentosu’nun sağcı grubu Avrupa Muhafazakârları ve Reformistleri’nin (ECR) Başkan Yardımcısı Charlie Weimers, Avrupa Sol İttifakı’nın (ELA) “Avrupa Birliği’nin (AB) temel değerlerini ihlal edip etmediğinin soruşturulması” için harekete geçti.
Politico’da yer alan habere göre Weimers, bu girişimine gerekçe olarak ELA’nın Fransa’daki üyesi LFI hakkında “öğrenci protestolarını organize etme” suçlamasını gösterdi. ELA’nın AB fonlarını kaybetmesi ve Avrupa siyasi partisi statüsünü yitirmesine uzanabilecek bu girişimin AP Genel Kurulu’na taşınabilmesi için 16 Ekim'e kadar en az üç siyasi gruptan toplam 180 imza toplaması gerekiyor.
Sağcıların bu girişimine tepki gösteren ELA Eş Başkanı Catarina Martins, gençlerin daha iyi eğitim talebiyle düzenlediği protestoları desteklemenin AB değerlerinin ihlali anlamına gelmediğini söyledi. Martins, ECR'nin Avrupa'daki siyasi partilerin AB değerleriyle uyumunu denetleyen mekanizmayı siyasi amaçlarla kullandığını savunurken “asıl dikkat edilmesi gerekenin aşırı sağ partiler olduğunu” söyledi.





YORUMLAR