Dijital şiddet çığrından çıktı

UN Women raporuna göre kadın gazetecilerin önemli bir bölümü tehditler nedeniyle sosyal medyada ve mesleki üretimlerinde otosansüre yöneliyor.

Dijital şiddet çığrından çıktı
16 Mayıs 2026 - 07:52

Kadın gazetecilere yönelik dijital şiddet, artık yalnızca sosyal medya hakaretlerinden ibaret değil. UN Women’in yayımladığı yeni rapor, çevrimiçi saldırıların yapay zekâ destekli araçlarla daha hızlı, daha organize ve daha yıkıcı hale geldiğini ortaya koydu. UN Women’ın “Tipping Point: Online violence impacts, manifestations, and redress in the AI age” başlıklı raporu, kadın gazetecilerin, insan hakları savunucularının ve aktivistlerin çevrimiçi şiddet nedeniyle kamusal alandan dışlanmaya çalışıldığını gösteriyor. Raporun en çarpıcı bulgularından biri, kadın gazetecilerin maruz kaldığı çevrimiçi şiddete ilişkin polis başvurularının 2020’den bu yana iki katına çıkması.

SALDIRILARDAN OTOSANSÜRE GİDEN YOL

Araştırmaya göre çevrimiçi şiddete maruz kalan kadınların yüzde 41’i sosyal medyada kendini sansürlemeye başladığını söyledi. Yaklaşık her beş kadından biri ise mesleki üretimini sınırladığını belirtti. Kadın gazeteciler açısından tablo daha da ağır. 2025’te kadın gazetecilerin yüzde 45’i tehdit ve taciz nedeniyle sosyal medyada daha az konuştuğunu bildirdi.

UN Women’ın görüştüğü gazeteciler, bu saldırıların temel amacının eleştirmek olmadığını, kadınları kamusal görünürlükten çekilmeye zorlamak olduğunu ifade ediyor.

Rapor, üretken yapay zekâ araçlarının kadınlara yönelik dijital şiddeti büyüttüğüne dikkat çekiyor. Deepfake görüntüler, rıza dışı cinsel içerik üretimi, manipüle edilmiş görseller ve itibar suikastı kampanyaları kadın gazetecileri hedef almak için kullanılıyor. UN Women’ın aktardığı verilere göre ankete katılan kadın gazeteciler, insan hakları savunucuları ve medya çalışanlarının yüzde 12’si kişisel ya da mahrem görüntülerinin rıza dışı paylaşıldığını, yüzde 6’sı ise deepfake manipülasyonuna maruz kaldığını bildirdi.

Kadınların yaklaşık üçte biri dijital platformlar üzerinden istenmeyen cinsel içerikli mesajlar aldığını söyledi. Bu saldırılar çoğu zaman anonim hesaplar, organize troll ağları ve algoritmaların büyüttüğü linç kampanyalarıyla yayılıyor.

ŞİDDET EKRANDAN SOKAĞA TAŞIYOR

UN Women’ın bulguları, çevrimiçi şiddetin “sadece dijital” kalmadığını da gösteriyor. Kadın gazeteciler açısından çevrimiçi saldırıların fiziksel taciz, tehdit ve saldırılarla bağlantısı güçleniyor. 2020’de kadın gazetecilerin yüzde 20’si çevrimiçi şiddetle bağlantılı çevrimdışı saldırı, taciz ya da istismar yaşadığını bildirirken 2025’te bu oran yüzde 42’ye yükseldi. Bu tablo, dijital şiddetin kadın gazetecilerin haber takip etme, kaynaklarla ilişki kurma, sahada çalışma ve kamusal tartışmalara katılma olanaklarını da daralttığını gösteriyor.

Rapor, çevrimiçi şiddetin ruh sağlığı üzerindeki etkilerine de dikkat çekiyor. UN Women’a göre kadın gazetecilerin yaklaşık dörtte biri çevrimiçi şiddete bağlı kaygı ve/veya depresyon yaşadığını bildirdi.

UN Women, dijital şiddetin kadınları kamusal alandan çekilmeye zorlayan yapısal bir baskı aracına dönüştüğünü belirtiyor. Bu nedenle sorunun yalnızca bireysel güvenlik meselesi olarak değil, demokrasi, ifade özgürlüğü ve halkın haber alma hakkı açısından da ele alınması gerektiği vurgulanıyor. (Birgün)

YORUMLAR

  • 0 Yorum