Belediye Başkanı değil, örnek bir İzmir insanı...

Yaşar Eyice

Brahms’ı sever misiniz?

Dünyanın en sevilen Romalarından biri...

Güzelliğini ve özelliğini yıllardır sürdürüyor...

Françoise Sagan isminde bir kadın yazmış, sevmeyenleri de sevdirmiş...

Filmin fon müziğinde dalıp gidiyorsunuz...

Ben de bunu düşünürken, daldım gittim İzmir’imize...

Ve de kendini, güler yüzü ile yediden yetmişe herkese sevdiren ‘dost insan’ Konak Belediye Başkanı Mimar Abdül Batur’u anımsadım...

1999’da ilk kez Narlıdere Belediye Başkanı olmasından önce tanıyorum ‘proje adamı’ olarak tanıyorum, kendisini...

Ya şimdi?

İzmir’de bir anket yapılsa, ‘Kimi tanıyorsun?’ diye sorulsa sanıyorum, ilk 10 içinde mutlaka vardır?

Neden?

Namık Kemal Lisesi’nden mi?

Sporculuğundan mı? (Futbolculuğundan mı?), yöneticiliğinden mi?

Gecekondu mahallelerinde gerçekleştirdiği ‘Kent Dokusu Yenileme’ projesinden mi?

Aldığı ödülleri, kupaları bir yana bırakalım, sadece şu kadarını söyleyeyim:

Her yıl sadece, gerçekten ‘lâyık’ olan bir kişiye verilen ‘Doruktakiler’ ödülü sahibi Konak Belediye Başkanı Mimar Abdül Batur hep zirvede...

Bunun nedenini de ağzından nakledeyim:

 

*- Herkes uyurken!

 

‘Her gün belediye gidiyorum.

Sokağı çıkıyorum.

Hem çalışanlarımız hem de vatandaş bizi görmeli.

 Bu işi yönettiğimizi bilmeli...’

Yani insana dokunmayı biliyor...

Konak’ın ilk kurucu Başkanı rahmetli Süha Baykal’dan duymuştum.

‘Belediyecilikte halkın yolunu yapamıyorsan, gönlünü yapacaksın!’

Şu günlerde, daha doğrusu kaç gündür hepimiz evlerimize kapandık....

Bunu fırsat bilen birçok yönetici pozisyonundaki kişiler de...

Ama Batur ne diyor?

‘İnsana mutlaka dokunmalıyız!

Halkla birlikte belediyecilik yapılır.

Halkın içinde olmadığı belediyecilik, başarılı olamaz!’

Bu herkes için geçerli de, ama sizler, bizler, hepimiz, kaçımız başımızdaki yöneticileri, başkanları, idarecileri görüyoruz?

İzmir’de, İzmir denilince merkez Konak’ta bırakın yerli halkı, daha dün yerleşenler bile mutlaka ve mutlaka Başkan Abdül Batur’u görmüş, elini sıkmıştır...

Batur, ‘Artık kalp selamı vereceğiz!’ diyerek sağlıklı yaşamanın önemli bir şartını, gerçeği de dile getiriyor.

 

*- Uçan kuş bile biliyordu

 

Abdül Batur, doğup büyüdüğü Narlıdere’den sonra, geçen yıl yapılan 31 Mart seçimlerine CHP’den Konak Belediye Başkanı adayı olarak girdi.

Kazanacağı belliydi...

Çünkü ‘ezelden beri’ denir ya, o da yıllardan bu yana hizmetleriyle her İzmirlinin kalbine taht kurmuştu...

Şimdi kendisine sorduk?

‘İşler nasıl?’

Önce şöyle diyor:

‘Sağlık çalışanlarına gerçekten minnettarız.

Belediye çalışanlarımız da her türlü övgüyü hak ediyor.

İzmirlilere evde kalın çağrımızı yineliyoruz!’

Onun ifadesi ile ‘Devlet babaysa, yerel yönetimler ise ana!’

Ama satır arasında, ya da parantez içinde bir cümlesi de var ki, katılmamak mümkün değil;

‘Pandemi sürecinde vatandaşlar, kendisine en iyi hizmeti verenin belediyeler olduğu gördü.’

Ben de bir ekleme yapayım:

‘Hem de açık ara!’

Ramazan paketlerinden, destek paketlerinden, arayanların isteklerinin karşılanmasından söz etmeye gerek yok, herhalde...

Başkan Batur’a göre önemli olan ‘sinerji’ bunu da çoktan yakalamış durumda.

En beğendiğim tarafı ise, yeni seçilmiş gibi, enerjisini hep halk için kent için harcaması ve ilk gün gibi, ‘Daha yapacak çok işimiz var!’ demesi..

Konuyu ve gerçeği biraz daha açarak Başkan Batur’u sorduğumuz sorunun yanıtını vererek çarpıcı gerçeği öğrenelim:

 

*- Belediyelerin önemi

 

‘Ortaya çıkan salgın krizinin ardından belediyelerin önemi daha iyi anlaşıldı.

‘Yerel yönetimlerin halka olan yakınlığı ön plana çıktı.

Vatandaşlarımız her konuda bizi arıyor.

Kaymakamlıkta işi olan da, yardım alan ya da isteyen, bir şekilde darda kalan bizi arıyor.

Daha önce de belirttiğim gibi: Devlet babaysa yerel yönetimler ana.

Hep birlikte mücadele ediyoruz.

Siyasi tercih, etnik kökeni, dini ayrım olmayan bir mücadele…

Bir felaketle boğuşuyoruz.

Hep birlikte olmamız lamız.

Vatandaş kendisine en iyi hizmeti verenin belediyeler olduğu görüyür...’

Bu satırların üzerinde ısrarla durmam ve tekrarlamam Ankara’dakilere de ders olsun diye...

Birbirine çatanlara bir noktada kapak olması için...

 

*- Bitmeyen, tükenmeyen heyecan!

 

Bir yıl çabuk geçti!’ diyen Başkan Batur;

‘Belediye başkanı seçilince, ayrı bir heyecan duydum.

Konak beni gerçekten heyecanlandırdı.

Yeni bir çalışma azmiyle alanlarda olduğumuzda, bildiğim ve tanıdığım Konak’ı son haliyle, bir baştanbaşa tanımak, hizmetleri yerinde tespit etmek noktasında önemli çalışmalar yaptık.

Baştan beri söylediğimiz gibi eskiyen Konak’ın yeniden eski canlılığına dönüşmesi, ayağa kaldırılması konusunda iddialıydık.

Bu noktada hemen harekete geçtik.

‘Gültepe planları’ dediğimiz 300 hektarlık alanda planlamalı yedi ayda tamamladık.

Büyükşehir Belediye Meclisi’nde bu ay görüşülecekti.

Ancak meclisler üç ay ertelendi.

Bu; bizim için önemli bir başlangıçtı.

Doğru yönlendirilirse Konak’ın dönüşeceğini hep birlikte göreceğiz.’

Başkan Batur, nefes almadan devam ediyor:

‘Beştepeler, Yenişehir ve Mersinli bölgesinde de kentsel dönüşüm için planlama yapıyoruz.

Bu konuda, İzmir Büyükşehir Belediyesi de ayrı bir çalışma yapıyor.

 

*- Belediyecilik halkla yapılır

 

Konak’ın tecrübeli bir kurum hafızasının olduğunu anlatan Batur, ‘Bunun faydasını çok gördük. Oturmuş bir kadro.

Sadece ivme kazanması, hazırladığımız projeleri dinamik bir şekilde gerçekleştirilmesi gerekiyordu.

 Ayrıca vatandaşla daha iyi ilişkiler kurulması noktasında dokunuşlar yaptık.

Belediye bünyesinde mevcut masaların yanına yeni masalar kurduk. Vatandaşla diyalogun daha iyi noktaya gelmesini sağladık.

Bu bizim belediyecilik anlayışımız önemli bir nokta idi.

Halkla birlikte belediyecilik yapılır. Halkan içinde olmadığı belediyecilik başarılı olmaz’ diyor.

Sohbete ve anlatıma devem edelim:

 

*- Engelliler Köyü ve diğer projeler

 

Başkan Batur, projelerini şöyle anlattı.

‘Engelliler Köyü projemiz hazır.

Yenişehir Mahallemizde. 6-15 ve 15-35 yaş arasında zihinsel engelli çocuklarımızın eğitim göreceği bir merkez.

İftihar edeceğimiz bir merkez.

Yine Yenişehir ve Hilal Mahalleri’ndeki 3-6 yaş arasındaki çocukların faydalanacağı iki kreş bitirdik.

Her şeyi ile hazır.

Toros Pazar yeri, düğün salonu oradaki sosyal merkezin de inşaat çalışmaları tamamladık.

Gültepe spor tesislerimiz bitmek üzere.

Bu ay sonunda tamamlamış olacak.

Beştepeler pazaryeri ve sosyal tesisin ihalesini yaptık.

 Bununla ilgili çalışmaları yürütüyoruz.

Belediyecilik sadece yol kaldırım değil.

Çevre ve sağlık çalışmalarında önemli işler yapıyoruz. 

 

*- Atık ilaç projesini ilk biz başlattık

 

Eczanelerde koyduğumuz kutulara atık ilaçları getiriyorlar.

Poliklinik hizmetleri, ambulans hizmetleri var bunun yanında evde sağlık, bakım hizmetlerimiz devam ediyor. 

Yenişehir ve Hilal Mahallerimizde Roman gençlerimizin eğitimine katkı koyacak gençlik merkezi projemiz var.

Tamamlanmak üzere.

Ağustos ayında bitecek.

Madde bağımlılığına karşı ana merkezi olacak.

TCDD’nin Kemer istasyonu binasını belediyemize aldık.

Restorasyona başlayacağız.

Madde bağımlılığı ile mücadelenin ana binası olacak.

Çocukların madde bağımlılığına yakalanmadan buradan eğitim verilecek.’

Yine araya gireyim, daha doğrusu hatırlatayım:

Her bir satır ayrı ve güzel bir proje...

Yani hayatın içinden programı gibi...

Yoksa hizmet sadece yol yapmak, evin suyunu elektriğini bağlamak değildir.

Şimdi genele gelelim, tekrar..

 

*-  Konak’ın tarihi misyonu ayağa kalkacak

 

Başkan Batur, Konak’ın tarihi misyonun ayağa kaldıracaklarını, tarihi değerleri yeniden kente kazandırılması noktasında çalışma yapacaklarını da vurguladı.

Batur, ‘Burada Tunç Başkan da dile getiriyor. Konak Pier’den çıkan turist Kemeraltı’nın sağlıklaştırılmış sokaklarından geçip Agora’ya, Amfi Tiyatroya ulayacağı bir güzergâhı sağlayacağız.

Bu konuda Konak, İzmir Büyükşehir Belediyesi ve Kemaraltı Esnaf Derneği uyum içerisinde çalışıyor.

Hedefimiz 2023 yılında bunun hayata geçirilmesi’ diyor.

Biliyoruz, biliyorsunuz:

Kemeraltı her zaman İzmir’in gündemindedir.

Yakında dünyanın da gündemine giriyor.

Bir ara Kemeraltı için bir vali muavini bile görevlendirilmişti.

Ama tayinle gelen bir yönetici ayrılınca, İzmirlinin başına şu geliyor:

‘Harç bitti, yapı paydos!’

 

*- Bugünkü durum!

 

Dünyanın zor bir süreçten geçtiğini, Konak Belediyesi’nin koronoavirase karşı tüm önlemleri aldığını belirten Başkan Batur, şunları söyledi:

‘Koronavirüs nedeniyle hedefler, yatırımlar saptı.

Halkımızın sağlığı ile ilgili olan hizmetlerimizde önceliğimiz var.

Şuan için tüm yatırımları durdurduk.

Hizmet odağımız virüs ile ilgili sıkıntıların aşılması.

Sokak sokak ilçemizi dezenfekte ediyoruz

İlçe belediyesi olarak önceliğimiz temizlik. Çöpün zamanında alınmazı, sokakların temizliği…

Konak’ta kamu kurumlarına ev sahipliği yapıyor. Buralar için ayrı bir dezenfeksiyon birimi kurduk.

Topyekun bir savaş halindeyiz.

Yatırımlar bu süreçte sekteye uğrayacak.

Bundan sonra herkesi zor bir süreç bekliyor.

Bu süreci birlikte aşacağız’

 

*- Başkanlık ve politika bu!

 

 

Başkan Abdül Batur herkese örnek olacak bir noktayı anlatıyor:

‘Yeşil ve rekreasyon alanı fakiri bir ilçe konak..

Belediyemiz Aydın Erten rekreasyon talip olmuştu.

Ancak burası Bakanlığına iade edilmişti.

Talibini yaptık.

Tarım ve Orman bakanına teşekkür ediyorum.

Orayı belediyemize aldık.

Hedefimiz Mayıs ayında orayı açmak!’

İşte bizim liderlerden istediğimizi yapan bir yönetici bir başkan Konak Belediye Başkanı Abdül Batur...

Bir teşekkür etmek zor mu?

Bir gülümsemek zor mu?

Birlikte hareket etmek zor mu?

Hepimiz kapıdan çıktığımız, sokağa adımızı attığımız an böyle olursak, hoşgörüyü önde tutarsak Başkan, proje adamı Mimar Abdül Batur gibi başarılı olabiliriz...

İşte zirveden inmeyen Konak Belediye Başkanı Abdül Batur’u özetleyen bir gerçek hikaye, hem de kendi ağzından...

Hızımızı alamadık;

Söyleşiye devam edelim...

Herkesin merak ettiği konu...

 

*- ‘Tunç Başkan’la iyi bir iletişimimiz var!’

 

Konak Belediye Başkanı Abdül Batur, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’le iyi bir iletişiminin olduğunu söyledi.

Batur, ‘Tunç Başkan’la geçmişte gerçekten iyi iletişimimiz vardı.

Aynı şekilde devam ediyor.  

Konak Belediyesinden giden her türlü öneriye sıcak baktı.

Çözüm noktasında yardımcı oldu.

Yiğidi öldür hakkını ver demişler.

Birlikte dayanışma içerisinde olmak kentlilere hizmet olarak yansır.

 Biz de bunu yapıyoruz’ dedi.

Az önce başarı için bir başka adımdan söz etmiştim...

Bu da önceki adım...

Bilmem bazılarına bir mesaj verebildim, ya da verebildik mi?

Anlayana sivrisinek saz, anlamayana davul zurna az...

Ve ‘Dede’ Abdül Batur!

 

*- ‘Torunlarımı çok özledim!’

 

Koronoavirüse karşı kişisel önlemlerine aldığını anlatan Batur,

‘En çok torunlarım Ateş ve Ata’yı özledim.

Yüz yüze görüşmüyoruz.

 İnternet üzerinden görüntülü konuşuyoruz.

O da sarılmanın yerine almıyor tabi…

Onlar da beni özlüyor.’

Aslında bugün belediye başkanının, Konak Belediye Başkanı Abdül Batur’un ağzından ilk seçim yılını anlatacaktım ama sohbet İzmir aşığı bir İzmirliyi, örnek insanı tanımaya gitti...