AK Parti Sözcüsü Çelik'ten afet bölgesi için 11. il açıklaması

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, 'Sayın Cumhurbaşkanımızın talimatıyla Elazığ da depremden etkilenmesi bakımından 11. il olarak, afet bölgesi olarak değerlendirilecektir. O sebeple bundan sonrasında 11 il olarak zikredeceğiz' dedi.

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, bu akşam parti MYK toplantısının ardından konuştu. Çelik, Elazığ’ın da 11. il olarak afet bölgesi ilan edildiğini duyurdu. CHP Elazığ Milletvekili Gürsel Erol, deprem tehlikesi altında olan Elazığ’ın afet bölgesi ilan edilmesi için Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile telefonda görüştüğünü bugün duyurmuştu.

Çelik’in konuşmasından öne çıkan satır başları şöyle: 

“ELAZIĞ DA DEPREMDEN ETKİLENMESİ BAKIMINDAN 11. İL OLARAK, AFET BÖLGESİ OLARAK DEĞERLENDİRİLECEKTİR”

"Genel olarak depremle mücadelenin değerlendirilmesi, tek bir gündemle toplanmış MYK icra ediyoruz. Bir yandan enkaz altındaki canlarımıza kavuşma umudunu diri tutuyoruz. Bugün de son derece müjdeli haberler aldık. İnşallah bunların devamının gelmesini bekliyoruz. Aynı şekilde yaralılarımızın yaralarını sarmaya, çadır bölgelerinde, kapalı alanlarda, misafirhanelerde misafir ettiğimiz vatandaşlarımızın ihtiyaçlarını gidermeye hep beraber gayret ediyoruz. Bu, 10 İl olarak zikrediyorduk. Sayın Cumhurbaşkanımızın talimatıyla Elazığ da depremden etkilenmesi bakımından 11. il olarak, afet bölgesi olarak değerlendirilecektir. O sebeple bundan sonrasında 11 il olarak zikredeceğiz.

“6 VATANDAŞIMIZDAN BİRİ BU DEPREMDEN DOĞRUDAN ETKİLENDİ”

Depremin ilk anından itibariyle devlet üstün bir gayret sarf ediyor. 3 binden çok artçı deprem gerçekleşti. Adana'da bile ikinci deprem şiddetli şekilde etkilendi. 6 vatandaşımızdan biri bu depremden doğrudan etkilendi. 35 binin üzerindeki vatandaşımız hayatını kaybetti, hepsine Allah'tan rahmet diliyorum. Kaybettiğimiz vatandaşlarımızın acısını hep hissedeceğiz.

“200 BİNDEN FAZLA VATANDAŞIMIZ BAŞKA İLLERE TAHLİYE EDİLMİŞ OLDU”

Bölgede son 100 yılda yaşanan en büyük doğal afet ile karşı karşıyayız. Karşılaştığımız en büyük afet diyebiliriz. Dışarıda kalan vatandaşlarımız için devlet ve vatandaşlarımızın hep birlikte yardıma koştuğunu görüyoruz. Maddi manevi destek çabası gösteren herkese şükranlarımızı sunuyoruz. Büyük bir kuvvet ve koordinasyonla mücadele sürdürülmeye çalışıyor. 200 binden fazla vatandaşımız başka illere tahliye edilmiş oldu. 100 ülkeden yardım talebimize yanıt verilmiştir, 10 binden fazla arama kurtarma ekibi buraya gelmiştir. Maddi ve aynı yardımları saymıyorum. Herkes, devletlerin gücünü aşan bir afet olduğu konusunda mutabık. Sahaya hakim olan asli şey, koordinasyon ve kurumların çabasıdır.

“10 BİN LİRALIK YARDIM HESAPLARA YATIRILMAYA BAŞLANDI”

Kuşkusuz içerideki kahramanlarımızın her birine onların gayretlerini görerek şükran duygusu ile onları selamladık. Çeşitli ülkelerden gelen bütün milletlerin arama kurtarma ekiplerine de teşekkür ederiz. Deprem yardımları konusunda, Cumhurbaşkanımız kapsamlı bir açıklama yaptı. 10 bin liralık yardım hesaplara yatırılmaya başlandı. Bunlar artarak devam edecek, hiçbir vatandaşımız yalnız bırakılmayacak.

“ÇOCUKLARIN GÜVEN ALTINDA OLDUĞUNU BELİRTMEK İSTERİM”

Anne babasını bulamamış çocukların durumu soruluyor, bu çocukların yalnız bırakılması söz konusu değildir. Bu çocukların güven altında olduğunu belirtmek isterim. Genç arkadaşlarımız, gördük ki gönüllü anne olmuşlar ve ilgileniyorlar. Güvenlik güçlerimiz tedbirleri almış ve onlar devlete millete emanettir. Hiçbir şekilde sahipsiz bırakılmayacaklardır. Hiç kimsenin şurada şu saatte deprem olacak diye bir şey söylemesi söz konusu değil. Bu tip söylemlere de itibar edilmemesi gerekiyor. Hasarlı binalara girilmemesi gerekiyor, bu çalışmalar da Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından yapılıyor. Bütün kurumlar ve çeşitli partilerden belediyeler, AFAD'ın çalışmalarına destek verdiğinde bu kaynaklar vatandaşlarımızın yaralının sarılması için sevk ve idare ediliyor. Her kesimden bu çalışmalara destek veren herkese teşekkür ederiz.

“HIRSIZLIK VE YAĞMA GİBİ OLAYLARIN MÜNFERİT OLDUĞUNU İFADE ETMEK GEREKİYOR”

Hırsızlık ve yağma gibi olayların münferit olduğunu ifade etmek gerekiyor. Hiç kimse kendisi müdahale etmesin, güvenlik güçlerine haber versinler. Büyük yalanlardan biri de eski bir siyasetçi tarafından ortaya atıldı. Suriye sınırı açıldı, Suriyeliler bu tarafa geliyormuş. Böyle bir şey söz konusu olabilir mi? 'Sınırlar delik deşik, daha çok Suriyeliler geliyor' gibi bir yaklaşım çok vahşi ve iyi niyetli olmayan sorumsuz davranıştır. 100 yılın afeti denilen böyle bir afet karşısında milletimiz dayanışma içindedir, milletimiz arasında bir çatışma varmış gibi söylenen sözlerin tamamının yalan olduğunu ifade edebilir."